Yılmaz Güney'in eşi Fatoş Güney ve çocukları Yılmaz ve Güney Pütün, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak, Yumurtalık Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Sefa Mutlu'nun hayatını kaybettiği olayla ilgili yeni bir girişimde bulundu. Avukatları Bişar Abdi Alınak, mahkemenin, Sefa Mutlu'nun mezarının açılmasını talep etti.

Sefa Mutlu'nun ölümünde "Kasten İnsan Öldürmek" suçunun değil, "Kastın Aşılması Sonucu İnsan Öldürmek" suçunun oluştuğu ihtimalini değerlendiren avukat Alınak, bu durumun hukuki açıdan önemli değişikliklere yol açabileceğini ifade etti. Meşru savunma sınırları içinde kaldığını belirten avukat, Yılmaz Güney'in bilerek ve isteyerek kasten öldürmediğini ortaya koymak istediklerini vurguladı.

Ekrem İmamoğlu'ndan rakibi Kurum'a: "Böyle bir akla İstanbul emanet edilebilir mi?" Ekrem İmamoğlu'ndan rakibi Kurum'a: "Böyle bir akla İstanbul emanet edilebilir mi?"

Güney Ailesi ise Yılmaz Güney'in sol ve sosyalist görüşleri nedeniyle işlemediği bir suçtan hızlıca cezalandırıldığını savundu. Avukat Alınak, 17 maddeden oluşan 14 sayfalık dilekçede, mahkeme sürecinin siyasi müdahalelerle şekillendiğini ve Yılmaz Güney'in itibar suikastine uğradığını öne sürdü.

Dilekçede ayrıca, Yılmaz Güney'in olay öncesinden olay anına kadar hâkim Sefa Mutlu'nun yakınları tarafından dört kez fiziksel saldırıya uğradığı ifade edildi. Bu nedenle, Güney Ailesi, Sefa Mutlu'nun mezarının açılmasının, olayın gerçek yönünü ortaya çıkarmak için gerekliliğine vurgu yaptı.

Yılmaz Güney, 1974 yılında "Endişe" filminin çekimi için gittiği Adana'nın Yumurtalık ilçesinde hakim Sefa Mutlu'yu öldürdüğü gerekçesiyle 19 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmıştı. Güney, cezasını tamamlamak üzere bulunduğu Isparta Yarı Açık Cezaevi'nden 1981'de izinli çıktıktan sonra Fransa'ya gitmiş ve 1984'te kanser nedeniyle yaşamını yitirmişti.

HABER MERKEZİ

Editör: Cemre Çalışkan