Aydın ili Karacasu ilçesi Karacaören, Ataköy, Yeşilyurt, Hisar ve Kıranyer Mahallesi sınırları içerisinde, Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan Hacıhıdırlar Rüzgar Enerji Santrali (RES) rüzgar enerji santraline karşı mücadele yürüten Ataköy, Karacaören ve Dedeler mahalle sakinleri verdikleri mücadelede ilk bölümü kazandı. Aydın 2. İdare Mahkemesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen ÇED olumlu raporunun yürütmesini durdurdu. 

"7 KÖYÜN VATANDAŞINI GÖÇE ZORLUYORLAR"

YARGITAY BAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE YİNE SONUÇ ÇIKMADI YARGITAY BAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE YİNE SONUÇ ÇIKMADI

Duruşmanın ardından Adliye binası önünde açıklama yapan mahalle sakinlerinden Birol Ekşi, "EnerjiSA'nın Aydın'ın dört, Denizli'nin 3 köyü üzerinde yapmak istedikleri Hacıhıdırlar RES Projesi var. 2 bin parsel arazi üzerinde 3 yıldır şerh var, kaldırmıyorlar. Hayvancılık, arıcılık, oradaki arazilerdeki tüm üretimleri hiçe sayıyorlar. 7 köyün vatandaşını göçe zorluyorlar. Tütün, fasulye, börülce, arpa, buğday, yulaf, elma, kiraz, yeni yeni kestaneye geçtik. Bir türbinin olduğu yerde 2 bin- 2 bin 500 kestane üretimi var. Bunları hiçe sayıyorlar. Bu projenin iptalini istiyoruz" dedi.

"ÇEVRE KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN YARGIYA GÜVENİYORUZ"

Avukat Akın Yakan ise şunları söyledi:

"Hacıhıdırlar RES projesi ile birlikte 15 tane türbin yapılacak. Bunu takip eden alanda 25 tane daha mevcut türbin var Denizli RES'e ait. Tüm bu projenin bitmesi halinde 35 tane türbinlik çok büyük bir doku hem tarımsal anlamda hem hayvancılık anlamında olumsuz etkilenecek. Karacasu'nun 5 muhtarı davacı olarak dava açtı. Halk buradaki santralin yapılmasına açıkça karşı çıkıyor. Nitekim bu santralin yapılmasıyla çok ciddi bir ekolojik kıyım ve yok oluş gerçekleşecek. Yargılama süreci içerisinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde projenin yaratacağı etkiler hayvancılık ve ekolojik sistem üzerindeki etkileri açıkça ortaya konmuştur. Sayın Aydın 2. İdare Mahkemesi de bu hususta bilirkişi raporuna dayanarak yürütmeyi durdurma kararı verildi. Bunun sonunda 10-15 gün içerisinde mahkeme yeniden dosyayı değerlendirerek bunun kararını verecek. Biz buradaki hukuksuzluğun, çevre katliamının mahkeme kararıyla ortadan kaldırılacağına inanıyoruz ve yargıya güveniyoruz."

"BÖLGEDE TARIM ARAZİLERİNİN ÖNEMİ BÜYÜKTÜR"

ÇED raporunda şu ifadelerin de yer alması dikkat çekti:

"Dağlık ve ormanlık yapıdan dolayı orman arazileri arasında arazi eğimi ve toprak yapısının nispeten uygun olduğu yerlerde yağışa bağlı olarak kuru tarım ve özellikle buğday, arpa, tütün tarımı yapıldığı görülmüştür. Bu nedenle tarım arazilerinin alan için önemi büyüktür. Tarım arazilerinin küçük ve parçalı şekillerde orman arazileri çevresinde oldukları mahkeme keşfi sırasında görülmüştür. RES proje sahası ve çevresinde böylesine az olan tarım arazilerinin bazılarında RES türbinlerinin planlandığı görülmektedir. Bu tarım alanlarında RES türbinlerinin yapılması yaşamlarını tarım ve hayvancılıkla sürdüren yöre halkının proje alanında zaten az konumda olan tarım arazilerinin alanlarının azalmasına neden olacağı açıktır. Ayrıca diğer önemli bir husus da proje alanında orman arazisi içinde yapılması planlanan türbin alanları açısından tarımsal üretim açısından bir sıkıntı olmadığı bu alanlara erişimi için kullanılacak yolların tarım arazilerin arasından geçtiği, inşaat ve türbin parçalarının kanat ve gövde parçalarının taşınımı sırasında kanat uzunlukları ve türbin gövde büyüklükleri nedeni ile bu yolların genişletilmesi gerektiği düşünüldüğünden tarım arazilerinde alan kaybı olacağı düşünülmektedir."

ANKA

Kaynak: anka