DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Oruç, iktidarın yerel seçimlerde kazandıkları belediyelere kayyım atamak için zemin hazırladığını belirterek "Hem anayasa yapacağım diyeceksin hem de halkın seçme ve seçilme hakkını elinden alamazsın. Van'da nasıl irademizi gasp etmelerine izin vermediysek bundan sonrada irademizi hiçbir yerde gasp etmelerine izin vermeyeceğiz. Bizim belediyelerimizin üzerinde 'bayrak politikası' güderek belediyelerimizin varlıklarına ve kaynaklarına konmak istediklerini ifade etmek istiyorum. Türkiye kamuoyunu bayrak üzerinden bizlere karşı kışkırtarak adım atacaklarını düşünüyorlarsa yanılıyorlar. DEM Parti buradadır alnımız açıktır, belediyelerimizi sonuna kadar savunacağız" dedi.

"BİZLER DENİZ'LERİ HAKLARIN KARDEŞLİĞİ BAĞLAMINDA VERDİKLERİ GÜÇLÜ MESAJLA BİLİRİZ"

Sözlerine dün ölüm yıl dönümleri olan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı anarak başlayan Hatimoğlulları, "Katledilmelerinin üzerine 52 yıl geçti biz onları hiçbir zaman unutmadık ama onları dar ağacında sallandıranları şu an tarihin çöp sepetinde oldukları için insanlık tarihi hiçbir zaman hatırlamayacak. Ama onları katil olarak bu şekilde çöp sepetine atmıştır tarih. Bizler Deniz’leri Türkiye devrimci hareketinin önderleri ve cesur insanları olarak biliriz. Bizler Filistin halkıyla omuz omuza mücadele ederek biliriz. Bizler Deniz'leri hakların kardeşliği bağlamında verdikleri güçlü mesajla biliriz" dedi. İlk okuduğunda ‘Gülünün Solduğu Akşam’ kitabından çok etkilendiğini ifade eden Hatimoğulları, "Buradan diyoruz ki; siz güller hiçbir zaman solmayacaksınız" diyerek kürsüye 3 gül bıraktı.

Hıdırellez’i ve Paskalya bayramını da kutlayan Hatimoğlulları, "Bizler demokratik anayasa tartışmalarının gerçekleştiği bugünlerde diyoruz ki, bu ülkede yaşayan bütün halkın eşit hakkı vardır. Biz halklar olarak barış, kardeşlik hayallerini kurmaya devam edeceğiz. Seyit Rıza'nın dediği gibi bu da onlara dert olsun" diye konuştu.

Ülkenin ekonomide ithalata bağımlı bir ülke olduğunu belirten Hatimoğlulları, şunları dile getirdi:

"EKMEK KAVGASI BİZİM DE KAVGAMIZDIR HEP BERABER EKMEK KAVGAMIZI VERECEĞİZ"

"Enflasyon dizginlenememekte, sadece son 4 ayda 17 TL (bin) olan asgari ücretin alımı 14 bin 300 TL'ye inmiş durumdadır. Enflasyon almış başını gidiyor, asgari ücrete zam yapmayacağız diyorlar, yapsalar da hayat o kadar hızlı pahalanıyor ki ücret bunun karşısında pula dönüşmüş oluyor. Ortada apaçık bir kölelik, sefalet ücreti söz konusu. Halkı çökertmenize izin vermeyeceğiz. Ekmek kavgası bizim de kavgamızdır hep beraber ekmek kavgamızı vereceğiz. Ekonomik tablodan en çok etkilenen kesim emekliler oldu. İktidar emekçi ve emeklileri sefillerin sefili haline getirmiş durumda. Yolsuzluk ve israf bu iktidarın ana pusulası haline gelmiştir. İnsanlar peyniri gramla almaya başlamış durumdalar. Onlar işçiye, emekçiye değil saraya, şatafata yatırım yapmayı devam ediyorlar. Onlar kamuda tasarruf dedikçe 'müsrifi Allah sevmez' fetvası veren Diyanet İşleri Başkanlığı, iktidarın elitleri başta olmak üzere lüks ve şatafat içinde yaşamaya devam ediyor. Bunlar harun diye yola çıktılar ama karun oldular. İşçinin, emekçinin boğazından çalarak sermayedarın cebine koydukları her kuruş para onlara haram, zıkkım olsun."

1 Mayıs'ta Taksim Meydanı'nın AYM kararına rağmen emekçilere açılmamasına ve alana girmek isteyenlere polisin uyguladığı şiddete dikkat çeken Hatimoğlulları, iktidar mensuplarının ABD'de akademisyenlere uygulanan ters kelepçeye tepki gösterdiklerini anımsatarak, şunları söyledi:

"1 MAYIS'I KENDİLERİ TERÖRİZE ETMEK İSTİYOR"

"Sen aynısını 1 Mayıs'ta yaptın, biz Amerika'dakine de karşıyız buradaki polis şiddetine de karşıyız. Dün Cumhurbaşkanı, bugün de küçük ortağı grup toplantısında 1 Mayıs'ı gündemlerinden düşürmüyorlar. 1 Mayıs'ın altında plan ve proje aramaktalar. Orayı kendileri terörize etmek istiyor. Polise karşı şiddet uygulanmış, siz nerede yaşıyorsunuz? Kaskı, kalkanı her türlü korumasını almış olan polise bir eylemcinin uygulayacağı şiddet ne ki? Siz insanların düşmanısınız, biz sizin bu rejiminize karşı savaşıyoruz savaşmaya da devam edeceğiz. 1 Mayıs'ta yoldaşlarımızın halk düşmanlarına karşı direnişini selamlıyorum. Ev baskınlarıyla göz altına alınan ve tutuklanan onlarca arkadaşımızın derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz buradan."

"EĞİTİMİ HALLAÇ PAMUĞUNA ÇEVİRDİNİZ BUNU GERİ DÖNDÜRECEĞİZ"

Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni müfredat projesini de ‘gerici’ olarak nitelendiren Hatimoğlulları, "Türkiye’de eğitim AKP'nin eliyle çökmüştür, her 4 çocuktan biri sınıfa aç giriyor. Bunların dertleri çocukların kaliteli, bilimsel, ana dilde eğitim alması değil; kendi ideolojik pencerelerine uygun, çağ dışı, bilim karşıtı nesiller yetiştirmek istiyorlar. Biz Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı yeni müfredatı kökten reddediyoruz. Bilimin b'sini bile taşımayan bu tekçi müfredatın Türkiye'nin geleceğine vurulan darbe olduğunu belirtiyoruz. Türkiye'nin geleceği sizin ideolojik esaretinize teslim olmayacaktır. Mülakatı kaldırmalılar çünkü mülakatla Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortaya koyduğu bu müfredatı hayata geçirecek, ideolojik olarak kendilerine yakın insanları mülakatla onları işe alacaklar. Buradan onların bu tutumunu protesto ediyoruz. Eğitimi hallaç pamuğuna çevirdiniz bunu geri döndüreceğiz" dedi.

Hatimoğlulları şöyle devam etti:

"YILLARDIR TUTUKLADIĞINIZ ARKADAŞLARIMIZI DERHAL SERBEST BIRAKIN"

"Yargı yargıya darbe yapıyor. Erdoğan, AYM AİHM'yi tanımıyor. AYM kararlarına göre Can Atalay bizim aramızda olmalıydı. Can Atalay, derhal serbest bırakılmalıdır. AİHM kararlarına göre Gezi Davası tutukluları, Osman Kavala ve arkadaşları serbest bırakılmalıdır. Türkiye'nin kendi anayasaları gerçek anlamda uygulanıyor olsaydı Kobani kumpas davasından tutuklu bulunan bütün arkadaşlarımız serbest bırakılmalıydı. Kobani kumpas davası adı üstünde kumpas davasıdır. Bizler 16 Mayıs'ta Sincan'da görülecek olan karar duruşmasına Türkiye'nin bütün demokratik güçlerini bekliyoruz. Bu bir tarihi karar olacaktır. İnşallah yargı bizi şaşırtır oradan gülerek çıkarız. Buradan iktidara da sesleniyoruz yanlışınızdan dönün. Yıllardır tutukladığınız arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın. Bunu yargıdan talep etmiyoruz, kararın saraydan verildiğini bildiğimiz için adrese teslim mesaj veriyoruz."

Yeni anayasa tartışmalarına değinen ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un bu kapsamdaki ziyaretlerini anımsatan Hatimoğlulları, şöyle konuştu:

"DEMOKRATİK ANAYASA YAPIM SÜRECİ İLE İLGİLİ KENDİ KOMİSYONLARIMIZI KURDUK"

"Biz DEM Parti olarak şunun net bir şekilde farkındayız; Türkiye'nin demokratik bir anayasaya ihtiyacı var 12 Eylül'den kalma askeri cuntanın anayasasının bu topraklara cevap olamayacağını hepimiz biliyoruz. Ancak Türkiye'nin acil gündemleri var. Böylesi bir atmosferde anayasa tartışmalarının bütün sorunların konuşulmasının üzerini örtmemesi gerekiyor. Biz demokratik anayasa yapım süreci ile ilgili kendi komisyonlarımızı kurduk. Anayasa tartışmalarının olduğu yerde kayyım tartışması yapılır mı ama yapıyorlar. Şimdi DEM Parti'nin kazandığı belediyelerde belediye eş başkanlarımızın ortaya çıkardığı bilançolar korkunç. Kayyımlar belediyeleri çalmış çırpmış, hizmet de sağlamamışlar. Üstüne üstlük belediyelerimizi borç batağının en dibine saplamış durumdalar."

"DEM PARTİ BURADADIR ALNIMIZ AÇIKTIR, BELEDİYELERİMİZİ SONUNA KADAR SAVUNACAĞIZ"

İktidara yakın bir gazetecinin DEM Partili belediyelere kayyım atanacağını yazdığını anımsatan Hatimoğulları, "Günlerdir iktidar, yandaş medya algı yaratmaya çalışıyor. DEM Parti'nin belediyelerinin hiçbirinde bayrak sorunu olmamıştır. Bizim bayrakla, sembollerle hiçbir sorunumuz yoktur. Biz belediyelerimiz şeffaf bir biçimde yönetmek üzere bu görevleri üstlenmiş durumdayız. Kamuoyunu olası bir kayyım atama için hazırladığını düşünüyoruz. İktidarı bir kez daha uyarıyoruz; hem anayasa yapacağım diyeceksin hem de halkın seçme ve seçilme hakkını elinden alamazsın. DEM Parti yerel yönetimlerde ortaya bir seçim başarısı koymuştur. Kayyımdan geri almış üstüne yeni belediyeler eklemiştir. Van'da nasıl irademiz gasp etmelerine izin vermediysek bundan sonrada irademizi hiçbir yerde gasp etmelerine izin vermeyeceğiz. Bizim belediyelerimizin üzerinde 'bayrak politikası' güderek belediyelerimizin varlıklarına ve kaynaklarına konmak istediklerini ifade etmek istiyorum. Türkiye kamuoyunu bayrak üzerinden bizlere karşı kışkırtarak adım atacaklarını düşünüyorlarsa yanılıyorlar. DEM Parti buradadır alnımız açıktır, belediyelerimizi sonuna kadar savunacağız" diye tepki gösterdi.

Hatimoğlulları, "DEM Parti, Türkiye'de gerçek değişimi gerçekleştirmeye aday bir partidir. Bu çöküşten çıkış ortak mücadeleyle, 3. yol siyasetiyle mümkündür. Toplumu radikal demokrasi paradigmasıyla inşa edebiliriz bu çöküşten çıkışın zemini budur, 3.yoldur" dedi.

Grup toplantısını takip eden Hatay'lı depremzedeleri Arapça selamlayan Hatimoğlulları, rezerv alanla ilgili yasal düzenlemeyi de eleştirerek depremzedelerin bu yolla da mağdur edildiğine dikkat çekerek "Depremzedeyi bir müşteri olarak ondan para kazanılacak müşteri gözüyle bakılıyor. Kamu kaynaklarından o evler, iş yerleri yapılıp depremzedeye verilmelidir" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özel, İBB'yi ziyaret etti: “Atatürk’ün partisini iktidara taşıma sorumluluğumuz var” CHP Genel Başkanı Özel, İBB'yi ziyaret etti: “Atatürk’ün partisini iktidara taşıma sorumluluğumuz var”

ANKA

Kaynak: anka