DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Türkiye'de AKP, HDP'nin siyaseten elini bükemediği zaman, Kürt halkına diz çöktüremediği için Kobani kumpas davasını tezgahlamıştır. Bugün sevgili Hüda Kaya'nın tutuklu olarak yargılandığı, -diğer arkadaşlarımızsa tutuksuz olarak yargılanıyor ikinci etap Kobani kumpas davasında, hepsinin serbest bırakılması gerekiyor. Bugün şayet zerre kadar vicdan varsa, şayet zerre kadar hukuk gözetiliyorsa, şayet zerre kadar IŞİD karşıtlığı gözetiliyorsa bugün arkadaşlarımızla ilgili verilmesi gereken karar tahliye kararıdır, beraat kararıdır" dedi.

Hatimoğulları şöyle konuştu:

"Bugün yine Sincan Adliyesi'nin önündeyiz ve yine gündem Kobani kumpas davası. Kobani kumpas davasının ikinci etabı bugün görülmeye başlanıyor. Daha önce biliyorsunuz Kobani kumpas davasında bir karara bağlanmıştı dava ve kararda içinde geçmiş dönemde eş başkanlığımızı yapmış olan sevgili Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ın olduğu 13 arkadaşımız bu kumpas davasında haksız ve hukuksuz bir şekilde neredeyse müebbete yakın cezalar verilmiş oldu ve daha önce milletvekili oldukları için isimleri olduğu halde bu aşamada  yargılanmamış olan sevgili Hüda Kaya, Garo Paylan, Serpil Kemalbay, Fatma Kurtulan ve Pero Dündar arkadaşlarımız, milletvekillerimiz bugün onlarla ilgili iddianame yayınlandıktan sonra, iddianame sunulduktan sonra bugün ilk yargılamaları gerçekleşecek. Biz dün olduğu gibi bugün de Kobani kumpas davasının bir kumpas davası olduğunun altını sürekli kalın kalın çizdik. Nitekim haklı da çıktık. Ve bakın ceza alan arkadaşlarımızın hiç biri isnat eden suçlardan ceza almış değildir. İsnat edilen suçlar neydi? 37 kişinin hayatını kaybetmesi 37 kişinin katledilmesinden sorumlu tutulmuşlardı. Birçok kuruma maddi zarar verdikleriyle ilgili yargılanıyorlardı. Türkiye kamuoyu Yasin Börü cinayeti şeklinde biliyordu bu olayları ve bu dönemde karar açıklandığı zaman görüyoruz ki arkadaşlarımız isnat edilen bu suçlardan ceza almadılar. Zaten hem gizli hem açık tanıkların tanıklıklarına da baktığımız zaman elle tutulur herhangi bir tanıklığa, delile, sonuca varamamışlardır. Bugün Kobani kumpas davasındaki iddianame zaten çökmüştür ve bu çöküşün üzerine arkadaşlarımızın aldığı cezalar parlamentoda, sokakta, parti görevleri üzerinden yapmış olduğu konuşmalar, açıklamalardır. Yine aynı şekilde şimdi içinde tutuklu olan Hüda Kaya arkadaşımızın da bulunduğu Kobani kumpas davasının ikinci etabında da iddianamedeki gelişmelere baktığımızda yine aynı şekilde aynı kumpasın buradaki iddianamede de olduğu gibi devam ettiğini görüyoruz. 

"Bu cezalar IŞİD'e 'sen doğru yoldasın yoluna devam et' diye altın tepsiyle sunulmuş bir karardır"

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: "Kıbrıs Türk halkı, Türk dünyasının ayrılmaz bir parcaçısır" KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: "Kıbrıs Türk halkı, Türk dünyasının ayrılmaz bir parcaçısır"

Bugün sevgili Hüda Kaya, 28 Şubat döneminde darbecilerin döneminde yargılanmış bir insandır. Aynı Hüda Kaya şu anda sarayın yargısı tarafından aynı mantıkla yargılanmaktadır. Bunu kabul etmiyoruz. Ve dün olduğu gibi taleplerimizi bugün de sıralamaktan asla geri adım atmayacağız. Kobani bir kumpas davasıdır. Kobani kumpas davası AKP’nin ve sarayın koltuk değneğine dönüşmüş olan ve sarayda yazılan iddianamelerle yol alan yargının sonuçlarıdır. Bunu asla kabul etmiyoruz. Bugün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları ortadadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sevgili Selahattin Demirtaş için vermiş olduğu karar bu davada yargılanan bütün arkadaşlarımızı bağlayan bir karardır. Ve Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf bir ülke olarak AHİM kararlarını harfiyen yerine getirmelidir. AHİM kararları der ki; Türkiye'de yargı taraflı davranmıştır. Türkiye'de yargı hukuka göre değil siyasi saiklerle davranmış ve bu kararları vermiştir. Bu kararlar yok hükmündedir ve Kobani kumpas davasında yargılananlar derhal serbest bırakılmalıdır demektedir. Ve biz AHİM kararlarının uygulanmasını bir kez daha buradan talep ediyoruz. Bütün Türkiye kamuoyu gayet iyi hatırlayacak ki Kobani kumpas davasının esas hikayesinin başlama noktasını herkes biliyor. Kobani IŞİD'e karşı en güçlü mücadelenin yürütüldüğü bir yerdir. Kobani'yi bütün dünya IŞİD'e karşı verilen onurlu mücadeleyle tanımıştır. Ve IŞİD o dönemde Irak'tan Türkiye'nin sınırlarına kadar Levant bölgesinin tamamında bir İslam devleti kurmak amacıyla Müslümanlar da dahil olmak üzere herkesi katletmiş bir örgüttür. Bu ideolojik olan örgütün bu katliamcı, bu kadınlara yönelik düşmanca politika yürüten, tecavüzcü, katliamcı örgüte karşı Kobani halkı, Kürt halkı güçlü bir direniş sergilemiştir. Ve bu direniş bütün Türkiye ve dünyada büyük bir onurla, takdirle karşılanmıştır. Ama ne var ki  Türkiye'de AKP, HDP'nin siyaseten elini bükemediği zaman, Kürt halkına diz çöktüremediği için Kobani kumpas davasını tezgahlamıştır. Bu tezgahı asla kabul etmiyoruz.

Kobani direnişi onurlu bir direniştir. Kobani direnişine sadece HDP'liler sahip çıkmamıştır. Türkiye'deki demokrasiden yana olan IŞİD zihniyetine karşı olan herkesin Kobani direnişini takdirle karşılamıştır. Dünya kamuoyu için de öyledir. Ve bakın bugün verilen bu kararlar Kobani kumpas davasında 400 küsur sene arkadaşlarımıza verilen cezalar IŞİD'in ekmeğine yağ sürmüştür. Bugün verilen bu cezalar IŞİD'e 'sen doğru yoldasın yoluna devam et' diye altın tepsiyle sunulmuş bir karardır. Bu karar IŞİD yanlısı bir karardır. Bu karar ve kararları asla kabul etmiyoruz. Ve bugün sevgili Hüda Kaya'nın tutuklu olarak yargılandığı diğer arkadaşlarımızsa tutuksuz olarak yargılanıyor ikinci etap Kobani kumpas davasında, hepsinin serbest bırakılması gerekiyor. Bugün şayet zerre kadar vicdan varsa, şayet zerre kadar hukuk gözetiliyorsa, şayet zerre kadar IŞİD karşıtlığı gözetiliyorsa bugün arkadaşlarımızla ilgili verilmesi gereken karar tahliye kararıdır, beraat kararıdır."

Kaynak: anka