Anayasa Mahkemesi'nin, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay‘ın seçilme hakkının ve kişi hakkının bir kez daha ihlal edildiğine hükmetmesi üzerine yerel mahkemenin vereceği karar bekleniyor. Karar öncesi Çağlayan Adliyesi’nde Atalay’ın avukatları, arkadaşları ve hukukçular nöbet tutmaya başladı. TİP'in çağrısıyla çok sayıda partili de Çağlayan Adliyesi'nin önünde buluştu. TİP Parti Meclisi üyesi avukat Özgür Urfa, hukuki sürece ilişkin adliye önünde şunları söyledi:

Yargıtay'ın yeni başkanı 25 Mart'ta seçilecek... Can Atalay kararını uygulamayan Muhsin Şentürk de adaylar arasında Yargıtay'ın yeni başkanı 25 Mart'ta seçilecek... Can Atalay kararını uygulamayan Muhsin Şentürk de adaylar arasında

"AYM KARARI RESMİ OLARAK MAHKEMEYE TEBLİĞ EDİLDİ. BU KARARIN YERİNE GETİRİLMESİNİ BEKLİYORUZ: Bildiğiniz üzere Anayasa Mahkemesi tarafından dün ikinci kez Can Atalay başvurusu ile ilgili ihlal kararı verildi. Saat 15.00 itibariyle dün bu karar İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi kalemine gönderildi. Resmi olarak tebliğ edildi. Bu kararın yerine getirilmesini beklemekteyiz. Dün akşam 17.00 itibariyle mahkeme heyeti mesaileri bitti bahanesiyle adliyeyi terk edip gittiler. Akşam saat 20.00 sıralarına kadar beklememiz devam etti ancak mahkeme heyeti geri dönmedi.

BURADA OYUN OYNAMIYORUZ, SİZLER BİRER DEVLET KURUMUSUNUZ, CİDDİYETLE ÇALIŞMAK ZORUNDASINIZ: Bugün saat 10.00 itibariyle adliyede avukatları olarak beklemeye başladık. Mahkeme başkanının saat 11.30 kadar adliyede olmadığı söylendi. Öğlen saatlerinde geldiği belirtildi. Bu saatten sonra bize ulaştırılan tek bilgi ve güncel bilgi şu şekilde; Mahkeme başkanı 'Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararını beklediği ve herhangi bir karar vermeyeceği' şeklinde bir bilgi iletmiş durumda. Anayasa Mahkemesi tarafından şu an itibariyle gönderilmiş bir gerekçeli karar bulunmuyor. Anayasa Mahkemesi kararı yazdığı ve bittiği anda göndereceği şeklinde bir bilgiye sahibiz. Şu an itibariyle burada bekleyişimiz sürüyor. Karar yazılıncaya kadar 13. Ağır ceza Mahkemesi kararını verene kadar beklememiz sürecek. Ama bir uyarıyı da yapmadan geçemeyeceğiz. Hem Anayasa Mahkemesi'ne hem de 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne. Burada oyun oynamıyoruz. Sizler birer devlet kurumusunuz ve bu ciddiyetle çalışmak zorundasınız. Keyfiniz geldiğinde adliyeden gidip keyfiniz geldiğinde gelme hakkına sahip değilsiniz.    

HİÇ KİMSE TAHLİYE KARARI DIŞINDA BİR KARAR VERMEYİ AKLININ UCUNDAN GEÇİRMESİN: Can Atalay 222 gündür cezaevinde siyasi bir esir olarak tutuluyor. Dün bu husus ikinci kez tescillendi. Artık bu keyfiyete son verilmek zorunda. Herkes oturduğu makamın koltuğu sorumluluğuyla hareket etmek zorunda. Bu ülkeyi daha büyük krizlere, siyasi krizlere, ekonomik krizlere sürüklemeye hiç kimsenin hakkı ve yetkisi bulunmuyor. Herkes bu ciddiyetle işini yapsın. Biz buradayız. Yargı darbesine bugüne kadar nasıl direndiysek bugünden sonra da direnmeye devam edeceğiz. Hiç kimse tahliye kararı dışında bir karar vermeyi aklının ucundan geçirmesin.

ÜLKEYİ BÖYLE BİR TEHLİKEYE KİMSENİN SÜRÜKLEME HAKKI, YETKİSİ YOK: Anayasayı yok saymak, anayasa mahkemesinin kararını tanımıyorum demek biz bu ülkede artık rejimi ortadan kaldırdık, hukuku ortadan kaldırdık canımız ne isterse onu yapacak demek olacaktır. Bunu ilan etmek demek olacaktır. O zaman birileri Anayasa'yı tanımıyorsa, birileri mahkemeye kararlarını tanımıyorsa bu hak herkes için doğar. Ülkeyi böyle bir tehlikeye kimsenin sürükleme hakkı, yetkisi yok. Herkes sorumlulukla hareket etmeli. Bir dakika bile gecikmeden Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararını yazmalı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi de tahliye kararını vermelidir. Biz buradayız. Bugüne kadar nasıl direndiysek bundan sonra da direnmeye devam edeceğiz."

ANKA

Kaynak: