Metina ve Fırat Kalkanı'nda 3 terörist etkisiz! Metina ve Fırat Kalkanı'nda 3 terörist etkisiz!

TMO, 2024 hububat alım fiyatlarını açıkladı. TMO makarnalık buğday için ton başına 10 bin, ekmeklik buğday için ton başına 9 bin 250 ve arpa için ton başına 7 bin 250 lira ödeme yapacak.

Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, şunları kaydetti:

"Üretimin devam edebilmesi için üretim maliyetlerinin üstünde bir alım fiyatı ile kar ederek gelecek yıllarda da önünü görerek üretim yapması bir zorunluluk. Buğday, arpa fiyatları geç açıklandı. Mazot, tohum, gübre, sulu tarım alanlarında sulamada kullanılan elektrik dahil girdilerin yüzde 50 civarında arttığı bir ortamda bizim maliyet hesabımız 11 liraydı. Çiftçi kârı yüzde 20 artı refah kârı ile bizim talebimiz 15 liraydı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin maliyet hesabı 10 lira 87 kuruştu. Dünkü açıklanan fiyatlar tamamen maliyetin altında oluşan ve önümüzdeki yıllarda zaten bu üretim alanlarındaki azalış ve çiftçinin artık ekmemesi boyutunda üretimde azalmanın yaşanacağı anlamına gelir. Bir boyutu da TMO'nun geçen yıl 11 milyon ton dışarıdan buğday alarak depolarının dolu olması, her ne kadar 'Hazırlıklıyız, ürünleri alacağız' denilse bile bu yıl yaşanabilecek sorunlar, çiftçinin buğdayının tümden alınamayacağı gerçeği, bu aşamada da 45 gün sonra ödeme ile çiftçinin ürününün enflasyon karşısında bedelinin düşmesi anlamına gelir.

"Açıklanan fiyatlar ithal etme yanlışını devam ettirecek''

Açıklanan fiyatlar, şu aşamada dışarıdan hububat alımının belli bir süre kısıtlanması gibi bir önlem getirilse de uzun vadede gelecek yıllarda Türkiye buğdayda kendine yeterli olmayıp, yurt dışından ithal etme yanlışına devam edileceği sonucuna yol açacak.

Üretici hasat yapacak ama onlar düşük fiyatla satılacak. Gelecek yıl buğday ve arpa ekmeme tercihi ortaya çıkacak. Enflasyonun yüksek olduğu bir ortamda bu fiyatları vermek, gelecek yıl 'buğday ve arpa üretmeyin' demek. Bu da ülkenin kendine yeterliliğinin daha da azalarak yurt dışına bağımlılığın devam edeceğinin bir göstergesidir."

Demirtaş: ''Üreticiye 'üretme sen kardeşim' deniliyor''

TMO'nun açıkladığı fiyatın üreticilerin beklentilerinin çok altında kaldığını belirten Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı Hüseyin Demirtaş ise şöyle konuştu:

"Açıkçası üreticiye 'üretme sen kardeşim' deniliyor. Bizim en az 22 milyon ton buğdaya ihtiyacımız var. Bu girdi fiyatları, tarımsal girdilerin artış oranı sizin yaptığınız artış kadar mıdır? Yani yüzde 5 ile yüzde 10 arasında mıdır? Mısırda yapıldı, yaş çayda da aynı şekilde. Biz ithalata doğru gidiyoruz. Geçmişte üretim pazarımız vardı, buğday ihraç ederdik. Şimdi yaş sebze ve meyve hariç hemen hemen tüm ürünlerde bağımlı hâle geldik.

"Avrupalı çiftçilere kucak dolusu döviz ödeyeceğiz"

Mazot, tohum, gübre, sulamada yıllık yüzde 60'ın altında artış var mı? Buğday zaten geçen sene 9 liraydı, bu ayıp bir şey. Yani 'Üretimden çekil' diyor çiftçiye. Buğday ithal ediliyor. Avrupalı çiftçilere kucak dolusu döviz ödeyeceğiz.

Kendi elimizdeki buğdayı ihraç etmek için ihale açıldı. O da belli değil. Geçen sene zaten buğday alımında Türkiye olarak sıkıntı yaşadı. Randevu alınamadı, bekletildi, sıraya girildi, üreticinin ayrı bir sıkıntısı oldu. Umarım bunlar yaşanmaz.

"En az 15 lira olmalı"

Bu fiyat yanlış hesaplanmış ve buğday maliyetinin altında. Kaldı ki Ziraat Odaları Birliği 10 lira 87 kuruş deyince çiftçi ayaklandı. Çünkü maliyet 10 lira 87 kuruşun daha üzerinde. Şimdi verilen fiyat kaç peki? Resmen üretimden çekilsin Türkiye çiftçisi deniliyor. Buğday alım fiyatının en az tarımsal enflasyonun altında olmaması lazım sürdürülebilir üretim için. En az 15 lira olması lazımdı. 15 liranın altında olması çiftçiyi bıktırır."

Yıldırım: ''Cumhurbaşkanı tarafından açıklanmamış olması fiyatın düşük belirlendiğinin en önemli göstergesi''

Tarım yazarı gazeteci Ali Ekber Yıldırım ise konuya ilişkin yazısında; "Buğday fiyatı açıklandığı andan itibaren çiftçiler tepkilerini sosyal medya üzerinden göstermeye başladı. Çiftçiler, artan maliyetler karşısında fiyatın çok düşük olduğunu dile getiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanmamış olması fiyatın düşük belirlendiğinin en önemli göstergesi. Uzun yıllardır buğday alım fiyatını Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklıyordu. Fiyat düşük olunca basın bülteni veya sosyal medyadan açıklanıyor" değerlendirmesini yaptı.

Yıldırım ayrıca, "Çiftçilere göre, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin ürün bedellerini 45 günde ödeyecek olması 'buğdayı bana getirmeyin' anlamına geliyor. Hem fiyatın düşük olması hem de ödemenin geç olması TMO’nun buğday 'almama' politikası uygulayacağını gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Kaynak: anka