Sinan Ateş, Ankara’nın Çukurambar semtinde, 30 Aralık 2022’de, bir aracın arkasına saklanan tetikçi Eray Özyağcı tarafından silahla öldürülmüştü. Ateş’in öldürülmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülüyor.

Tutuklu sanıklardan Sinan Ateş'e yönelik “toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen ve iddianamede azmettirici sıfatıyla yargılanması istenen Doğukan Çep savunma yaptı. Çep, Hasan Ferit Gedik cinayeti davasında aldığı ceza nedeniyle yardım istediğini iddia ettiği Sinan Ateş'e 650 bin TL para verdiğini ancak sözünü tutmadığı için cinayeti azmettirdiğini öne sürdü.

"Ben azmettiriciyim. Savunmamı yapabilmek için 2013 yılında Gezi olaylarına dönmem gerek” diyen Çep "Gezi olayları sırasında DHKP-C’li ve MLKP’li teröristlerle bir vuruşmam olmuştu. Hasan Ferit Gedik’e 'sosyalist bir genç, uyuşturucuya karşı yürüdü' vuruldu deniliyor. Efendim Google’da bir ‘Hasan Ferit Gedik’ yazın cenazesine bakın bir. Benim vurduklarım sonrasında Cebrail Günebakan, kırmızı fularlı kız Ayşe Deniz Karacagil falan Kobani’ye geçiyorlar. Ben yargılandım. CHP’nin milletvekillerinin duruşmalarıma gelmesine de alışkınım" diye konuştu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı “Ne anlatıyorsun sen?" diyerek tepki gösterdi. 

"Sinan Ateş'ten yardım istedim"

İstanbul’da 2019 yılında Aziz Mahmud Hüdai Camisi’nde namaz kılarken Sinan Ateş'in geldiğini ve namaz kıldığını kaydeden Çep, "Sonrasında ben ona gittim ve ‘soruşturmam var yardımcı olabilir misiniz’ diye sordum o da ‘tamam kardeşim’ dedi. ‘Kardeşim helal olsun, bizim hayal ettiklerimizi gerçekleştirmişsin’ dedi. ‘1 milyon TL para istiyorlar dosyanı halledecekler’ dedi. Ardından ben ‘bunu karşılayamam’ dedim. ‘200 bin TL ayarlamaya çalış o zaman halledecekler’ dedi. Ben bunu toparladım sonrasında Sinan Ateş beni Taksim’de bir otele çağırdı orada parayı ona teslim ettim ve beklemeye başladım dosyama dair gelişme var mı diye. 2021’de bir ‘200 bin TL daha vermemiz lazım, bu sefer başkasına’ dedi. Ben ayarladım bunu da. Üsküdar sahile çağırdı beni sonrasında orada parayı verdim, bana ‘sabret uzun süreli bir iş bu’ dedi. Kasım ayında benden paranın tamamını istedi ve ‘sona yaklaştık’ dedi." ifadelerini kullandı ve şunları söyledi:

"Paraya çöktü"

"Ben sağdan soldan borç harç toparladım 250 bin TL. Sonra beni Ankara’ya çağırdı. Çukurambar’da bir pastanede buluştuk. Orada parayı verdim. ‘Bir daha ararsam artık tamamlaman lazım’ dedi. Sonrasında haber bekledim gelmedi. Aradım ‘Abi olmuyorsa zorlamayalım parayı bari geri alalım’ dedim. ‘Kardeşim böyle şey mi olur nasıl parayı alayım verdim’ dedi. Bunun üzerine paraya çöktü. Ben de ‘Ayağına sıkacağım, Ankara’ya gitmem lazım’ dedim. Yanımda da Eray vardı o ‘ben giderim’ dedi. Ben öldürmek isteseydim bunu söylerdim, kimseden çekinmem, ben yaralamak istedim. Üzüldüm gerçekten."

"Sinan Ateş’i kim öldürdü gerçekten bilmiyorum"

Mahkeme Başkanı’nın “Neden bunları savcılıkta ve emniyette hiç anlatmadın” diye sorması üzerine, “Emniyette bana Şevket ve Kerem komiserler işkence etti. 4 bin lira ile suikast mı yapılır efendim? Suikast girişiminde bulunmak istemedim. Kim vurdu Sinan Ateş’i bilmiyorum gerçekten” diye yanıtladı. Çep şu iddialarda bulundu:

"Ayaklarından vurmak istedim"

"Biz insanları kandırdık cenaze, gezme vs. diye. Çünkü kafamıza koyduk bunu yapmaya. Suikast yapmadık ama. Suikast yapmak isteyen insan yüzünü kapatır, karşılarına geçer öldürür. Nasıl öldü bilmiyorum. Şok oldum. Dünya başıma yıkıldı. Zaten 4 gün sonra yakalandım. Ben ölmesini istemezdim. Biz suikast yapmaya gitmedik. Halk TV, Sözcü gazetesi… Ben bunların hiç şehit haberi yaptığını, şehit aileleriyle röportaj yaptıklarını görmedim. Ben cezama razıyım, ayaklarından vurmak istedim."

"Bence Selman Bozkurt’un mermisi ile karnından vuruldu Sinan Ateş"

Mustafa Kemal isimli bir kişinin tetikçi Eray Özyağcı’yı götürmesi için görüştüğünü açıklayan Çep, "O götürdü Eray’ı. Onu da yakmayalım evli barklı" dedi. "Selman Bozkurt’un açısı vurma açısı” iddiasında bulunan Doğukan Çep, "Ben ayaklarından vurdurmak istedim, öldürmek istemedim. Ölmesine gerçekten üzüldüm. Burada büyük şaibe var. Ayağından vuruyor Eray, mermi bacağına giriyor, efendim bakıyorum karnında mermi var. Ama o mermi MKE bir mermi. Eray'daki ‘Sterling mermi.’ Bence Selman’ın mermisi ile karnından vuruldu Sinan Ateş" iddiasında bulundu.

"Neden sizin alacağınız nedeniyle Sinan Ateş'in kalemi kırılıyor?"

Müşteki avukatlarından Hatice Daştan sanık Çep'e, "Neden sadece sizin alacağınız nedeniyle Sinan Ateş'in kalemi kırılıyor. Siz neden polislerce korunuyorsunuz" sorusunu sormasına sanık avukatları tepki gösterdi.

"Ülkü Ocakları'nı bilmem, alakam yoktur"

Ayşe Ateş'in avukatı Ali Yücel'in kendisine "Sinan Ateş ile 2019'da namaz kıldım' dediniz. O dönemde Ateş Ülkü Ocakları Genel Başkanı görevindeydi. Yanında kimler vardı hatırlıyor musunuz?" sorusuna "Ben Ülkü Ocakları'nı falan bilmem. Alakam yoktur böyle şeylerle. Ben onu gördüm gittim yardım istedim" demesi üzerine Mahkeme Başkanı "Soruya yanıt ver, ne alakası var bununla" dedi. Bunun üzerine avukat Yücel, "Sorularımıza cevap almadık" dedi. 

Sanık Suat Kurt ifadesini reddetti "polisler yazdı" dedi

OGM, Uşak Merkez ve Banaz'da meydana gelen orman yangını kontrol altına alındığını bildirdi OGM, Uşak Merkez ve Banaz'da meydana gelen orman yangını kontrol altına alındığını bildirdi

Tutuklu sanıklardan Sinan Ateş'e yönelik “toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen Suat Kurt da savunma yaptı. Cinayet ve müşterek fail suçlamasını kabul etmediğini belirterek savunmasına başlayan Suat Kurt, "Doğukan Çep benim sevdiğim bir kardeşim, bir arkadaşının alacak verecek davası nedeniyle benden Ankara’ya gitmemi rica etti. Rahmetli kaçta gidiyor, kaçta giriyor o bilgileri istedi benden. ‘Dövülecek en fazla ayaklarından yaralanacak’ dendi bana Doğukan Çep tarafından. Ben ifademde her şeyi doğru söyledim. Böyle bir şeyin olacağını kestiremedim. Olaydan sonra Doğukan’a ‘rahmetli olmuş bak adam’ dedim o da bana ‘maalesef abi’ dedi. Bu üzüntüme buradaki Mustafa komiser de (Mustafa Ensar Aykal) şahittir. Cezaevinden pandemi izniyle çıkmışım, cezalarımdan kurtulmaya çalışan bir adamım bile bile neden böyle bir olaya karışayım. Doğukan dışında kimse ile görüşmedim bu süreçte. Ben evde silah da görmedim. Tahliyemi talep ediyorum." beyanında bulundu.

"Adresleri bana Doğukan verdi"

Suat Kurt savunmasını yaparken Çep ise gazetecilerin bulunduğu bölüme bakarak üst üste kafasını salladı. Müşteki avukatlarından Hatice Daştan’ın sanık Suat Kurt’a “Bu yargılamaya dair size herhangi bir güvence verildi mi” sorusuna sanık avukatları tepki gösterdi. Sinan Ateş’in konum bilgisinin nasıl bulunduğu sorulması üzerine "Adresleri bana Doğukan verdi" yanıtını verdi.

Duruşmaya saat 14.15'e kadar ara verildi.

Kaynak: anka