Sinan Ateş davasında sanıkların savunması devam ediyor.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki davanın ikinci gün duruşmasında, Sinan Ateş'e yönelik "toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme" suçuna yardım etmekten yargılanan MHP’li avukat Serdar Öktem, “Tutuklandığım ilk gün Cumhuriyet Savcılığı’nda ifade verdim. Savcılar Durmuş Ali Kaya ve Durdu Özer’in olayı bir camiaya yöneltmek amacıyla manipüle ettiğini düşünüyorum. Bana ilk gelen soru ‘MHP üyesi misin? oldu. ‘Evet onurum ve şerefimle gurur duyduğum MHP’ye üyeyim, ama ne alakası var anlamadım’ diye sordum. Vatan haini olmakla yargılanan Cevheri Güven benim hakkımda 3 video yaptı. Sosyal medyada yazıp çiziliyor. FETÖ’cüler, DHKPC’liler, PKK’lılar hakkımda gözaltına alındığımı yazdılar, ne kadar terörist varsa hakkımda haber yaptılar. Bunlardan rahatsız olduğum için bu yüzden Emniyet’e gitmek istedim'' ifadelerini kullandı.

"Sosyal medyadaki teröristlerin vatan hainlerinin söylemleriyle içerde tutuldum"

Köktürk, savunmasına şöyle devam etti:

"Emniyet’in ana girişine geldim. Cinayet Büro’da hakkımda gözaltına alındığıma dair söylentiler çıktı. İfade vermek için geldim. Girişteki polis Cinayet Büro’yu aradığını ve gidebileceğimi hakkımda böyle bir talimatın olmadığını kaydetti. 16 aydır ben bas bas bağırdım. Benim HTS kayıtlarımı getirin, benim İstanbul’da olduğum tespit edilecektir. Bana Ufuk Köktürk ile neden görüştüğüm soruldu. Aramızda avukat-müvekkil ilişkisi var. Arada hatırımı sorar, hukuki sorular sorar ve ben de bunu yanıtlarım. Ben 3 dakika içerisinde ifade verdim, savunma yaptım ve hakkımda tutuklama kararı çıktı. Bunu bu kadar kısa süre içerisinde hazırlamak imkansız. Ankara Emniyeti’nde hiçbir kötü muamele ile karşılaşmadım. Ben ısrarla söyledim burada bir art niyet olduğunu. Benimle alakalı mesleğimden ötürü müvekkillerimle görüştüysem bu suç mu? Sosyal medyadaki teröristlerin vatan hainlerinin söylemleriyle içerde tutuldum. Savcı Durdu Özer ve Durmuş Ali Kaya savcılık değil, savıcılık yaptı. Yapılacak yargılama sonucunda beraat edeceğime inancım tam. Serbest bırakılmamı ve ardından yapılacak olan yargılama sonucunda da beraatimi talep ediyorum."

Müşteki avukatları masalara vurarak tepki gösterdi

Devlet üniversitelerine kayıt yaptıran KKTC uyruklu öğrenciler öğrenim ücreti ödemeyecek Devlet üniversitelerine kayıt yaptıran KKTC uyruklu öğrenciler öğrenim ücreti ödemeyecek

Telefon şifresini unuttuğu için şifresini veremediğini kaydeden sanık Serdar Öktem, yöneltilen soru üzerine Avukatlık Kanunu’nda yer alan madde 36’ya göre şifreyi hatırlasa da vermeyeceğini belirtti. Bunun üzerine müşteki avukatlarından Şeyda Şahin, “Bu şifreyi verse müvekkiller ayıklanır ve bizim dosyamızla alakalı olan kısımlar getirilebilir” dedi. Müşteki avukatları ve sanık avukatları arasında karşılıklı atışmalar yaşandı. Müşteki avukatları masalara vurarak duruma tepki gösterdi. 

Mahkeme Başkanı: "Görevini yapmayan kolluk kuvvetleri hakkında tutanak tutacağım"

Mahkeme Başkanı müşteki avukatlarının tepkilere devam etmeleri dahilinde salondan çıkartılacaklarını söyledi ve Ayşe Ateş’in avukatı Ali Yücel’in kolluk kuvvetleri tarafından salondan çıkartılmasını istedi. Bunun üzerine avukatlar, Mahkeme Başkanı’na tepki göstermeye devam ederken bir avukatı ve Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır’ı salondan çıkarttı. Mahkeme Başkanı, salonda bazı kolluk kuvvetlerinin görevi yapmadıklarını da ifade ederek “Burada beni bas bas bağırttırıyorsunuz. Neden görevinizi yapmıyorsunuz. Burada talimatı veren benim. Neden gerçekleştirmiyorsunuz? Görev yapmayan polisler hakkında tutanak tutacağım'' dedi.

Yaşanan gerginliğin ardından avukatların Serdar Öktem’e yönelik sorularına devam edildi. Ardından duruşmaya saat 14.00’a kadar ara verildi.

Kaynak: anka