TİCARET BAKANLIĞI: “BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE YÜZDE 300 ARTIŞLA 8 MİLYAR TL DEĞERİNDE TİCARİ EŞYA VE UYUŞTURUCU MADDE YAKALANDI” TİCARET BAKANLIĞI: “BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE YÜZDE 300 ARTIŞLA 8 MİLYAR TL DEĞERİNDE TİCARİ EŞYA VE UYUŞTURUCU MADDE YAKALANDI”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Tunceli İl Başkanlığı’nda, “Recep Tayyip Erdoğan, her gün ‘DEM’ diyorsun da her gün zam yapıyorsun. Milletin derdi DEM değil, senin yaptığın zam. Ve buradaki bütün emekliler adına, Tunceli’den, Dersim’den bütün Türkiye’deki emekliler adına sesleniyoruz: En düşük emekli maaşı, Recep Tayyip Erdoğan geldiğinde 1 buçuk asgari ücretti. 10 bin lira, asgari ücretin yüzde 55’i durumunda. Oysa hak edilen asgari ücret, eski hesapla 25 bin lira. Biz diyoruz ki ilk adım olarak en düşük emekli maaşı, bir asgari ücret düzeyine çıkarılmalıdır, o da 17 bin liradır. 10 bin liralık sefalet ücretini kabul etmiyoruz. Bütün Türkiye’de bunu dile getirmeye devam edeceğiz. Buradan sizlerden hangi siyasi görüşten, hangi etnisiteden, hangi mezhepten, hangi inançtan olursa olsun bütün emeklilerimiz için artık uygun gördüğü, dayattığı, reva gördüğü o 10 bin lirayı reddediyoruz. Milletvekillerimiz mücadele edecekler. En az bir emekli maaşı, bir asgari ücret olana kadar mücadele edeceğiz” dedi. Özel, yerel seçimlere ilişkin de vatandaşlara, “Bu seçimde bu kadar zammın, bu kadar zulmün üstüne Recep Tayyip Erdoğan oy alırsa, bundan sonra 4 yıl dönüp de ne emeklinin ne çalışanın ne gencin ne yaşlının yüzüne bakmaz. Bu seçimleri iyi değerlendirmeliyiz. Hepinizden desteklerinizi bekliyoruz. Güç verin bize. Güç verin, Tunceli’yi kazanalım, Türkiye’yi kazanalım” diye seslendi.

Burada konuşan Özel, şunları söyledi:

"SAYIN GENEL BAŞKANIMIZ KEMAL KILIÇDAROĞLU, EN YÜREKTEN SELAM VE SEVGİLERİNİ YOLLADILAR, KABUL BUYURUNUZ”

“Her sene olduğu gibi, 9’uncu kez, 8’inci ölüm yıl dönümünde üstadımız, ustamız; konuşmayı, direnmeyi, mücadeleyi, söylediği sözün arkasında durmayı, bir kelime eksik konuşmamayı, bir adım geri atmamayı, bir santim eğilmemeyi öğrendiğimiz Kamer Ağabeyimizin ölüm yıl dönümünde mezarı başında onu anmaya, ona rahmet ve minnet duygularımızı ifade etmeye geldik. Onun memleketi, onu yetiştiren toprakların evlatları olarak kabul buyurunuz. Buraya üzerimdeki bir selamı getirmek üzere de geldiğimi biliniz. Her sene biz buraya, Dersim’e, Nazımiye’ye gelmeden önce Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya geliriz. Cumartesi günü bir aradaydık. Dersim’e, buraya, bizlere bir talimatı olup olmadığını sorduk. En yürekten selam ve sevgilerini yolladılar, kabul buyurunuz. Burada Sevgili Ziya Kılıçdaroğlu Ağabeyimiz de geldiler, bize ev sahipliği yaptılar, yanı başımızdalar. Kendisine ve Kılıçdaroğlu ailesine yürekten teşekkür ediyorum.

"ADAYLARIMIZ MOTİVE, ÖRGÜTÜMÜZ MOTİVE, PARTİ MECLİSİMİZ MOTİVE, MİLLETVEKİLLERİMİZ MOTİVE”

Bir yerel yönetimler seçimi süreci içerisindeyiz. Bu seçimlere Türkiye’nin 81 ilinde, bütün ilçelerde çok önemli bir iddiayla hazırlanıyoruz. Adaylarımız motive, örgütümüz motive, Parti Meclisimiz motive, milletvekillerimiz motive. Her birimiz sahaya çıkmak ve bu seçimlerde CHP’nin başarılı, sosyal demokrat, sosyal belediyeciliğini, temiz belediyeciliğini, yeşili, doğayı seven koruyan, doğaya, kente ihanet etmeyen, kentin değerlerine sahip çıkan, yönettiği kentlere değer katan belediyecilik için Türkiye’nin dört bir yanında birbirinden kıymetli adaylarımız var. Biraz önce bir tanesi, belediye başkan adayımız, sizlere seslendi. Ben buradan CHP’nin Genel Başkanı olarak adayımızı, CHP’lilere, yetmez ‘Tunceli iyi, dürüst, temiz yönetilsin, iyi hizmetler alsın’ diyen herkese CHP’nin bütün büyükşehir belediyeleri, Tunceli Belediyesi’ne kardeş belediye olsun diye, ağabey-kardeş gibi çalışsınlar, Tunceli bugüne kadar görmediği hizmetleri alsın diye adayımızı size emanet ediyorum.

“MECLİS’TEKİ GRUBU BULUNAN HİÇBİR SİYASİ PARTİ BİZİM GÖZÜMÜZDE ŞEYTAN DEĞİLDİR”

Bir yandan da iktidar partisinin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, işi gücü bırakmış CHP ile uğraşıyor. Sürekli tutturmuş, ‘DEM, DEM, DEM’ diyor. Buradan açıkça söylüyoruz: Meclis’teki grubu bulunan hiçbir siyasi parti ve bu milletten oy alan hiçbir siyasi parti bizim gözümüzde şeytan değildir. Randevu istediler, verdik, geldiler, görüştük. Seçimlerini yaptılar, tebriklemeye, hayırlısı olsun ziyaretine gittik. Şuradan ilan ediyoruz ki bizim DEM Parti ile Tayyip Bey istemiyor diye ilişkimizi koparacak kadar seçmenine saygısız değiliz. Ama yine buradan ilan ediyoruz ki DEM Parti ile gözünüzün önünde ne ilişki kuruyorsak onu kuruyoruz. Yani, ‘Kapalı kapılar ardında konuşuyorlar. Gizli anlaşmalar yapıyorlar, şunu yapıyorlar, bunu yapıyorlar...’ Bunların hepsi, Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim yalanından ibarettir. DEM Parti resmi bir partidir, her parti gibi gözler önünde ilişki içindeyiz.

“RECEP TAYYİP ERDOĞAN, MİLLETİN DERDİ DEM DEĞİL; SENİN YAPTIĞIN ZAM”

Ama Recep Tayyip Erdoğan, her gün ‘DEM’ diyorsun da her gün zam yapıyorsun. Milletin derdi DEM değil, senin yaptığın zam, zam, zam. Ve buradaki bütün emekliler adına, Tunceli’den, Dersim’den bütün Türkiye’deki emekliler adına sesleniyoruz: En düşük emekli maaşı, Recep Tayyip Erdoğan geldiğinde 1 buçuk asgari ücretti. Bugün 0,55 asgari ücret. 10 bin lira, asgari ücretin yüzde 55’i durumunda. Oysa hak edilen asgari ücret, eski hesapla 25 bin lira. Biz diyoruz ki ilk adım olarak en düşük emekli maaşı, bir asgari ücret düzeyine çıkarılmalıdır, o da 17 bin liradır. 10 bin liralık sefalet ücretini kabul etmiyoruz. Bütün Türkiye’de bunu dile getirmeye devam edeceğiz. Buradan, sizlerden hangi siyasi görüşten, hangi etnisiteden, hangi mezhepten, hangi inançtan olursa olsun bütün emeklilerimiz için artık uygun gördüğü, dayattığı, reva gördüğü o 10 bin lirayı reddediyoruz. Milletvekillerimiz mücadele edecekler. En az bir emekli maaşı, bir asgari ücret olana kadar mücadeleye devam edeceğiz.

"SEÇİMDE BU KADAR ZAMMIN, ZULMÜN ÜSTÜNE ERDOĞAN OY ALIRSA 4 YIL DÖNÜP DE NE EMEKLİNİN NE ÇALIŞANIN NE GENCİN NE YAŞLININ YÜZÜNE BAKMAZ”

‘Kira veriyoruz. Elektrik, doğal gaz yakıyoruz. Boğaza bir şey kalmıyor’ diyorlar. Yoksulluk içinde, sefalet içinde olan emeklilerimize de emekçilerimize de geleceğinden endişeli gençlerimize de gencecik evlatlarını yurt dışına gidip de kaybetmek istemeyen ana-babalara da sesleniyoruz: Bundan sonra oyları CHP’de birleştirirsek, bu iktidara ‘Yeter artık, bizi düşünmeyene bundan sonra oy yok. Biz bu kadarını da hak etmedik, size bu yerel seçimlerde sarı kart gösteriyoruz’ dersek emin olun, bundan sonra her şey yoluna girer. Ama Tayyip Erdoğan ‘Ben zam yapıyorum, sonra dönüp bunlara DEM diyorum, bunlar başka şeyle konuşurken ben iktidarımı sürdürüyorum’ derse bundan sonra sizin sesinizi duymaz. Bu seçimde bu kadar zammın, bu kadar zulmün üstüne Recep Tayyip Erdoğan oy alırsa bundan sonra 4 yıl dönüp de ne emeklinin ne çalışanın ne gencin ne yaşlının yüzüne bakmaz. Bu seçimleri iyi değerlendirmeliyiz.

"GÜÇ VERİN BİZE, TUNCELİ’Yİ KAZANALIM, TÜRKİYE’Yİ KAZANALIM”

Ben hem Tunceli hem 81 ilde, özellikle elimizdeki 11 büyükşehirde büyük bir başarı elde edeceğimizi görüyorum. Büyükşehir belediyelerimizi koruyacağımızı, sayısını Ege’deki 4 il başta olmak üzere Denizli’den, Manisa’dan, Balıkesir’den, Bursa’dan başlayarak artık CHP’li belediyeleri kıyı şeridinden içeriye doğru çoğaltacağımızı, İç Anadolu’da çok önemli belediyeler kazanacağımızı -ilk aklıma Kırıkkale, Kastamonu geliyor- ancak çok sayıda belediyeyi kazanacağımızı, Tunceli’de bu sefer bu güzel memlekette şanlı bayrağımızı ve CHP bayrağını, bir elinde Türk bayrağı, bir elinde CHP bayrağı, Tunceli’de Dersim Belediyesi’ne asacağımızı ve Tunceli’ye görülmedik hizmetleri hep beraber yapacağımızı buradan müjdeliyorum. İşte başkan, işte 31 Mart’ın belediye başkanı. Hepinizden desteklerinizi bekliyoruz. Güç verin bize. Güç verin, Tunceli’yi kazanalım, Türkiye’yi kazanalım.”

ANKA

Kaynak: