İzmir’in Karabağlar ilçesinde yaşayan, geçen sene 27 Mayıs tarihinde evinde şüpheli bir şekilde asılı halde ölü bulunan Ece Ocakdan’ın (25) annesi Halime Ocakdan konuştu. Kızının ölümünden yaklaşık bir ay önce eşi tarafından hastanelik hale getirdiğini ifade eden anne Ocakdan, "Ece Yılmaz'ın annesiyim. Evlendikten sonraki soy ismi Yılmaz. Ama şu anda Ocakdan oldu. Boşanması tamamlandı. Kızım 27 Mayıs'ta evinde şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Ben bunu savcıya dile getirdim defalarca. Bu şahıs benim kızımı 21 Nisan'da hastanelik etti. Kızım yoğun bakımda kaldı. Uzaklaştırma aldırdık. O şahsı kızımdan uzak tutamadı. Kızım bende kaldı. Sonra evine gitti. Bu şahıs, ayın 19'unda kızımın yaşadığı eve girdi, 27'sinde de ölüm haberi geldi bana" dedi.

"Otopside kızımın ölüm zamanı belli değil"

Kızının ölümüne ilişkin çelişkilere dikkat çeken anne Ocakdan, "Kızımın bulunduğu yer mutfak kapısının arkası. Bu şahıs olay yeri gelmeden önce içeriye giriyor. Çocuğuma dokunuyor, sarılıyor. Sarıldıktan sonra çocuğumun öldüğünü anlıyor. Olay yerine 'ben olay yerinin bütünlüğünü bozmadan içeriye girdim' diyor. Kapıyı polis olmadan çilingir çağırıyor. Çilingirle giriyor. İfadelerinde diyor ki 'ben 5 gündür Ece'yle görüşmüyorum'. Otopside kızımın ölüm zamanı belli değil ama biz kızımın ölüm zamanını bulduk. En son 23 Mayıs'ta kızımla görüştüğü gün. Video görüntüleri var. Instagram hesabına atılmış bu görüntüler. Kızımı akşam arkadaşı 09.00’da aradığında ulaşamıyor. Ben savcıya ilk gün gittiğimde dedi ki kızının boynu kırılmış, bilincini kaybetmiş, çırpınmaya vakti kalmamış. Otopsi raporunu ben kendim aldım. Otopside nefessiz kalarak beyin ölümü gerçekleşmiş yazıyor. Ben bunu savcıya 'benim çocuğum nefessiz kalarak ölmüş, boynu kırılmamış. Bulunduğu yer camın arkası. Yani bu çocuk hiç mi çırpınmadı? Hiç mi camı kırmadı? Camda kırık yok' diye sorduğumda savcı bana 'olabilir, küvette bile kendini asan insanlar var. İntihar eden insanlar var' dedi. Olay yeri bütünlüğü yok. Sizden önce girmiş. Bu belki delilleri yok etmiş. 297 miligram alkol çıktı. İçeride alkol şişesi var mı? Yok. Nerede içildi? Kim getirdi benim çocuğumu alkollü olarak? Onun cevabını alamadım" diye konuştu.

Murat Kurum: "Şanlıurfa'da 25-30 bin konutluk bir uydu kent planlıyoruz" Murat Kurum: "Şanlıurfa'da 25-30 bin konutluk bir uydu kent planlıyoruz"

"İntihar mektubu niye bırakmadı?"

"Çocuğumun cinayeti aydınlansın" diyen anne Ocakdan sözlerinin devamında ise şunları kaydetti:

"Savcıya ‘uzaklaştırması var’ dedim. Bu çocuğum can korkusu var, ölüm korkusu var demek ki. Neden uzaklaştırma alsın? Bu şahıs şüpheli, bu yaptı diyorum. Hiçbiri dikkate alınmadı. Bu dosyanın tekrar açılmasını istiyorum. Evin tekrar olay yeri canlandırmasını, mor ışıkla tekrar evin incelenmesini istiyorum. Kızımın telefonunun şifresinin kırılmadığını söylediler. 'Telefonun bilgisine ulaşamadık' dediler. Kızımın telefonu bana teslim edilecek. Ben diyorum telefon dökümleri çıkartılsın. MOBESE kayıtları incelensin. Ben savcıya defalarca dedim. MOBESE'ler incelensin. Bu şahıs ne zaman İzmir'den çıktı? Ne zaman İzmir'e giriş yaptı? Bunların hiçbiri araştırılmadı. Direk kafadan senin kızın intihara meyilli, 'intihar etti' denildi. Benim kızım durduk yere neden intihar etsin? Savcıya sordum; ölüme sebebiyet vermenin suçu yok mu? Ben bunun cevabını alamadım. Savcı diyor ki ben olay yerini tam detaylı inceledim, intihar. Ama sizden önce girdi. Farz edelim ki benim çocuğum kendisi yaptı. İntihar mektubu niye bırakmadı? Benim çocuğum bırakırdı. Neden bırakmadı benim çocuğumu o zaman?

"Benim kızımın ölümü tamamen şüpheli"

Resmi belgelerde de var. Benim kızım ölmeden bir yıl önce benim kızımı tekrar intihara sürükledi bu şahıs. Kızımı darp etmiş ve tehdit etmiş. Kızım komşulara diyormuş 'beni ailemle tehdit ediyor'. 'Kardeşine zarar veririm, babana zarar veririm diye tehdit ediyor ki kardeşine çok düşkün bir kızdı benim çocuğum. Kızım o an bir sinir krizi geçiriyor. Böyle bir eylemi oldu. Hatta ben dedim ki doktora götürelim şey yapalım kabul etmediler. Kızımı bir şekilde yine beynine girdi, ne yaptı, etti kızımı benim elimden aldı götürdü. Evet, bir defa kalkıştı benim kızım. Bu resmi evraklarda geçerli. Ama onun yüzünden. Kimse durduk yere intihar etmez. Benim kızımın ölümü tamamen şüpheli. Hayat dolu bir kız durduk yere neden intihara meyilli olsun? Demek ki canından bezdirmiş bu insan. Komşularla konuştuğumuzda komşularına demiş ki benim kızım 'ben para biriktiriyorum, altın yapıyorum.' İntihar edecek kız birikim yapar mı? Benim kızım birikim yapıyor kendine. Ama intihara kalkışıyor. İntihar ediyor, ben bunu çözemiyorum. Madem intihar edecekti benim kızım niye birikim yapsın? Niye geleceğe dair, hayatını garantiye almaya dair neden birikimler yapsın?

"Adalet Bakanlığına sesleniyorum"

Ben hukuki destek bekliyorum herkesten. Bana yardım etsinler. Sesimin duyulmasını istiyorum. Kızımın ölümünün üstü kapatılmasın. Ev tekrar incelensin. Dosya tekrar geri açılsın. Adalet Bakanlığına sesleniyorum; sesimi duyun. Dosyayı tekrar açın. O evi tekrar geri inceleyin. Ne olur o telefon dökümlerini, mobese görüntülerini ne olur inceleyin. Bir şey çıkacak. O şansın burada olmadığım dediği zaman İzmir olduğu ortaya çıkacak. 5 gün görmedim diyor. Ama kızım ayın 23'de görmüş. Üç gün sonra da benim çocuğumun cenazesi ortaya çıkmış. Ne olur herkes benim sesimi duysun. Adalet Bakanlığına sesleniyorum. Sesimi duyun lütfen, dosyayı tekrar geri açıp, evi tekrar geri inceleyin ne olur. Kızımın ölümünün üstü kapatılmasın. Cinayet olduğu ortaya çıksın. Tek isteğim bu. Ben kızımın mezarına gittiğim zaman 'kızımın rahat uyu' demek istiyorum. Kızımın ölümünden yirmi gün öncesi öğrendik. Resmi kayıtlarda var. Benim derdim hiç kimseye iftira atmak değil. Gerçeklerin ortaya çıkması için uğraşıyorum. Askerlik yapmamak için ayağına sıkmış bir insan. Askerde eğitim silahıyla alıp ayağına sıkmış bir insan. Böyle bir psikopat bana denk geldi. Ben fark edemedim bedelini ağır ödedim. Bir başka anne, baba böyle psikopatlara denk gelip yanmasın. Benim tek derdim o şahsın cezasını çekmesin. Kızımı öldürdü. İntihar süsü verdi. Olay yerindeki delilleri kararttı. Adalet Bakanlığına sesleniyorum. Ben hukuki destek bekliyorum. Dosyanın tekrar açılmasını istiyorum. Bu olayın kapatılmasını istemiyorum."

Kaynak: anka