Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Nallıhan mitinginde isim vermeden AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok’u eleştirerek; "Hem projeleri yok deyip araştırma yapıp Mansur Yavaş'ın niye sevildiğini anlayınca Mansur Yavaş'ın projelerini taklit etmeye başladılar. Siz belediye başkanısınız. Halen de belediye başkanısınız. İnşallah son dört gününüz kaldı. Şimdi Keçiören'de ben 50 bin aileye destekte bulunuyorum. Onun bulunduğu destek sayısı beş bin. Yani siz kendi ilçenizdeki destek ihtiyacı olan aileleri de bilmiyorsunuz. Ben Kırsal kalkınmada ne vereceğim diyorum. O ben beş vereceğim diyor. Keçiören'de köyleri var. Daha bir tane fide dahi dağıtmamış" dedi.

Burada konuşan Yavaş şunları söyledi:

 "TELEVİZYONLARDA ARTIK FARKIN NE OLACAĞI KONUŞULUYOR"

"Görüyorsunuz televizyonlarda artık Ankara konuşulmuyor. Farkın ne olacağı konuşuluyor. İzlediniz mi bilmiyorum. Allah'ın izniyle rekor bir oyunu seçiliyoruz. Biz Ertunç başkanımla el ele vererek inşallah bundan sonra bizim elimizi tutmayan belediye başkanlarının tersine Ankara'da iradesini benden yana koymalarına rağmen bunu yok sayan ve kendi ilçelerine hizmet geleceğine 'bırakın siz yapın' diyen bir zihniyet. Beypazarı'ndan örnek vereyim, Ayaş'tan örnek vereyim. Ayaş'ta rahmetli belediye başkanının cenazesine gittiğimizde bir muhtarla karşılaştım. Gençlik döneminden beraber ilçe başkanlığı yapmıştık. Muhtar olmuş şimdi. Ben dedi Ayaş rahmetli belediye başkanımıza, ‘Mansur ağabey, benim abim, gidelim. Ayaş için ne yapılacaksa isteyelim. Benim de oğlumun avukatıdır Mansur Bey’ ama o ‘gitmemiz yasaklandı’ dedi. Yine Beypazarı'nda bir kesimhane yapılacak. Önce bize ilettiler. Sağlık İşleri Daire Başkanlığımız ihaleyi hazırladı. Yaklaşık maliyeti beş milyon lira. Fakat bunu Ankara'daki particiler duymuş. Beypazarı Belediye Başkanı'nı fırçalamış ne diye ondan istiyorsun? Ondan hiçbir şey isteme diye. Bunun üzerine biz ihaleyi iptal ettik. Zaten ilçe belediyesinin geliri belli. Kendisi yaptı. Fakat parası yok. Belediye meclisinden yetki alıp kredi çekip yedi buçuk milyona yaptık. Yeter ki Mansur Yavaş yaptı olmasın. Bu zihniyette maalesef Ankara'da iki üç belediye başkanı hariç hiçbirisi benim odamı görmedi.

Öyle bir belediyecilik yaptık ki Türkiye'de artık Mansur Yavaş belediyeciliği konuşuluyor. Belediyeciliğin yoldan, asfalttan ibaret olmadığını herkes anladı. Ve anket yaptırırken karşı taraf şaşırdı anketlere. Ya dediler bize göre Mansur Yavaş hiçbir şey yapmadı. Gören göz görüyor ama onlar görmüyor. Belediyeciliğin de ne olduğunu bilmiyorlar. Şöyle anket yaptırdılar; ‘Mansur Yavaş'ı niye seviyorsunuz’ diye. Ben sebebini anlatayım. Belediye başkanı doğumundan ölümüne kadar beldesinde yaşayan herkesin beşeriye ihtiyaçları ilgilenir. Eğitim olur, sağlık olur, başka bir derdi olur. Bu işçi olur, bu memur olur. Belediye başkanı bir kentin annesidir, babasıdır, kardeşidir, dara düşen herkes ya da işini geliştirmek isteyen herkes kafasını kaldırdığı zaman gideceği kapı belediyedir.

"SİZ HALEN BELEDİYE BAŞKANISINIZ. İNŞALLAH SON DÖRT GÜNÜNÜZ KALDI. KENDİ İLÇENİZDEKİ DESTEK İHTİYACI OLAN AİLELERİ BİLMİYORSUNUZ"

Bazı vatandaşlarımız hayata mağlup başlıyor. Neden mağlup başlıyor? Çünkü dar gelirliler, çocuğunu istediği okula gönderemiyor. Çocuğunun cebine harçlık koyamıyor. Çocuğu istediği okula gönderemiyor, çocuğu sınava girecek, sınav ücreti bulamıyor. Biz de diyoruz ki üç nesildir, siz paket dağıttınız bu insanlara paket dağıtmayla bir şey olmadığını gördünüz. Ve bunu da oy almak için yaptılar. Mesele onların sonsuza kadar çocuklarının da, torunlarının da fakir olarak bırakılması değil, tam tersine onların çocuklarının hayata diğer yaşıtları gibi eşit başlaması için bir belediye başkanı elinden gelen tedbiri verir. Ve Başkent Kart'ta da seçimden önce yardımları kesecek diye propaganda yapmışlardı. Bunu çok daha insani, islami bir şekilde bir elin verdiğini hiç kimse görmeden ve aynı zamanda da esnafı esnafı ayakta tutacak şekilde yaptık. Şimdi rakibim burada mı söyledi bilmiyorum. Gelmiş. Ben demiş 'Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim. Gidip esnaftan istediğinizi alacaksınız' demiş. Mansur Yavaş bunu üç yıldır yapıyor zaten.

İlk dörde giden çocukların sosyal destek alan ailelerin çocukları var. Gidiyor bunların yaşıtları teneffüste poğaça alıyor, simit alıyor. Bunlar zaten okula aç gidiyor. Dolayısıyla bunlar mahzun kalıyor. Kantin desteğinde bulunmak suretiyle o çocukların da yaşıtlarıyla beraber aynı alışverişi yapmasını sağladık. Rakibim diyor ki 'Ben kantin desteği vereceğim.' Ben bunu iki yıldır yapıyorum. Buna benzer. Hem projeleri yok deyip araştırma yapıp Mansur Yavaş'ın niye sevildiğini anlayınca Mansur Yavaş'ın projelerini taklit etmeye başladılar. Ve ben de şunu soruyorum. Ben 200 bin aileye doğal gaz veriyorum, 200 bin aileye protein desteği veriyorum. Siz de belediye başkanısınız. Şimdi hani eskiden kim ne verirse beş fazla derlerdi ya. Şimdi akılları başlarına geldi. Bütün emeklilere beş bin lira vereceğim diyor. Ankara'da 1 milyon 100 bin emekli var. Aylık 6 katrilyon tutuyor. Siz belediye başkanısınız. Halen de belediye başkanısınız. İnşallah son dört gününüz kaldı. Şimdi Keçiören'de ben 50 bin aileye destekte bulunuyorum. Onun bulunduğu destek sayısı beş bin. Yani siz kendi ilçenizdeki destek ihtiyacı olan aileleri de bilmiyorsunuz. Ben Kırsal alkınmada ne vereceğim diyorum. O ben beş vereceğim diyor. Keçiören'de köyleri var. Daha bir tane fide dahi dağıtmamış.

SEÇİMLERE BİR HAFTA KALA NALLIHAN'IN GENÇLERİNİ BALIK AVLAR GİBİ Mİ AVLAYACAKSINIZ?"

Şimdi bir sallama da burada olmuş. Nasıl olmuş? İşsizlere mesaj çekmişler özgeçmişi olanlara. Hemen demişler gelin bize başvurun sizi işe sokacağız. Peki seçimlere bir hafta mı kaldı Nallıhan'daki işsizlik? Siz Nallıhan'ın gençlerini aptal mı sanıyorsunuz? Bugüne kadar iktidar olduğunuz halde ellerinden tutmayıp onlara arka çıkmayıp, kendi çocuklarınızı sınavsız bir şekilde devlet dairelerine alıp, en son seçimde mülakatı kaldıracağım demenize rağmen kaldırmayıp, şimdi Nallıhan'ın gençlerini balık avlar gibi mi avlayacaksınız? Onlar ise sandıkta bunun cevabını verecekler. Keşke Nallıhan'da o istihdamı artırsaydınız. Keşke onların iş bulacağı alanlar açsaydınız. Ve onlara bu şekilde sahip çıksaydınız. Keşke altı ay önce çağırsaydınız onları. Keşke bir yıl önce çağırsaydınız. Ama maalesef seçim günü yaklaşırken termik santraldeki herkes izinli. Niye? Miting kalabalık olsun diye. Sayın Başkan işte kalabalık.

Kırsal kalkınma desteklerinde ilk defa benim dönemde başladı. Düzen değişmesin diye o zaman da atmadıkları iftiralar kalmadı. Bizim geçmişimiz belli. Hiçbiri tutmaz. Peki bunu niye yaptılar? Ankara'daki rant düzeni aynen devam etsin diye. O imarla ilgili uygulamalar devam etsin diye. Geçen rakiplerinizden bir belediye meclis üyesi açıklama yaptı. Allah'a çok şükür dedi bu dönem de Ankara Büyükşehir'den birilerini zengin edecek rantlı hiçbir proje geçmedi dedi. Evet geçmedi ve geçmeyecek."

ANKA

Kaynak: anka