İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “Türkiye neredeyse, tek tip ücretin gayrı resmi olarak kurallaştırıldığı bir ülke haline getirildi. Yılda tek seferde düzenleme yapılması inadı kabul edilebilir değil… Kemer sıkma planının zaten zor geçinen insanlar üzerinden uygulamaya konulmasını kabul etmiyoruz. Türk milletinin ‘bir kuru ekmek, derme çatı bir neyinize yetmiyor’ anlayışı ile yoksullukla mücadelede kaderine terk edildiğini üzülerek görüyoruz” dedi. Zorlu, “Asgari ücret konusunda partimizin önerisi, yılda iki kez düzenleme yapılmak kaydıyla; ocak ayında 17 bin lira ve temmuz ayında 20 bin 500 liraya yükseltilecek şekilde belirlenmesidir” diye konuştu.

Zorlu, şunları söyledi:

“Yunus Emre Göçer… Biri otizmli, iki evlat sahibiydi. İstanbul’da, kuryelik yaparak evini geçindirmeye çalışıyordu. 30 Kasım günü trafikte bir cinayete kurban gitti. Ortaya çıkan görüntüler ve yaşanan gelişmeler, Türkiye’de nasıl bir hukuk katliamı yaşanabildiğini de bir kez daha gözler önüne serdi. Zira, genç emekçinin hayatını kaybetmesine sebep olan kişi Somali Cumhurbaşkanı’nın oğluydu ve elini kolunu sallayarak kaçmayı başarmıştı. Fail, savcılığa bile götürülmeden ifadesi alınıp, tedbir bile konmadan salıverilmiş. Bilirkişi raporu ise olaydan tam 8 gün sonra yazılmış. Olay yeri kaza tutanağında başlayan hukuksuzluk, bu imtiyazlı kişinin yurtdışına kaçışına kadar da devam etmiş. Yalanlanmayan iddiaya göre; kolluk mensupları suçluyu aklamak ve ceza almasını önlemek için bir cinayet değil intihara benzediğini söylercesine bazı ifadelerde bulunmuşlar. Adalet Bakanı Sayın Tunç ise gazetecilerin sorusuna ‘gündem Filistin’ yanıtı verse de bu sorulardan kaçamayacaklar.

“KİMSENİN HUKUK GÜVENLİĞİ KALMAMIŞTIR. VATANDAŞLARIMIZ YALNIZ DEĞİL”

Asıl soru şu: Yurt dışına kaçmasında bir ihmal var mıdır, yok mudur? Ayrıca memurların açığa alındığını öğrendik, ama açıklanması gereken bir nokta var. Bu memurlara, tutanağın bu şekilde düzenlenmesi emrini veren yetkili kişi ya da kişiler kimlerdir? Ne yazık ki failin kaçışına göz yumulduğuna işaret eden ciddi şüpheler bulunmaktadır. Kimse kusura bakmasın, siyasi iktidarın hukuk anlayışı hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukukudur. Her gün bir başka vatandaşımız güçlüyü koruyan bir haksızlığın öznesi oluyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin her ferdi, bir gün mutlaka böyle bir adalet arayışına çıkmak zorunda kalıyor. Kimsenin hukuk güvenliği kalmamıştır. Vatandaşlarımız yalnız değil. İYİ Parti olarak biz, tüm vatandaşlarımızın hukukun mücadelesinin destekçisi olacağız.

Sayın Genel Başkanımız bugün, merhumun ailesi ile görüştü, eşiyle. Yanında olduğumuzu ifade ettiler. Bu davanın en üst seviyede takipçisi olmayı sürdüreceğiz.

“ASGARİ ÜCRETLİ ÜLKESİ”

Asgari ücret pazarlığı başladı. Pazarlık denebilirse. Asıl önemlisi, ülkemizin bir asgari ücretli ülkesi haline gelmiş olması. Mevcut ücretin biraz üzeri ve altını dikkate alırsak; Türkiye’de bugün çalışanların yüzde 60’ı bu kapsamda ücretlendiriliyor. Türkiye neredeyse, tek tip ücretin gayrı resmi olarak kurallaştırıldığı bir ülke haline getirildi. Yılda tek seferde düzenleme yapılması inadı kabul edilebilir değil. Çalışma Bakanı Sayın Işıkhan, ‘mevzuat gereği bir kez zam yapılabilir. Deprem sebebiyle Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ikinci kez yapıldı’ açıklamasını yaptı. Kemer sıkma planının zaten zor geçinen insanlar üzerinden uygulamaya konulmasını kabul etmiyoruz.

“TÜRK MİLLETİ, YOKSULLUKLA MÜCADELEDE KADERİNE TERK EDİLDİ”

Türk milletinin ‘bir kuru ekmek, derme çatı bir neyinize yetmiyor’ anlayışı ile yoksullukla mücadelede kaderine terk edildiğini üzülerek görüyoruz… Büyükşehirlerde, hanede iki çalışması halinde bile barınma ve ulaşım dışında hiçbir ihtiyacın karşılanmasına imkan vermeyen bir ekonomik modelleme şu dönemde anlaşılabilir değil. Bu duruma sebep olan siyasi iktidar, kendi yarattıkları açmazlarla uğraşmak durumunda kalıyor…

“OCAK AYINDA 17 BİN, TEMMUZ AYINDA 20 BİN 500”

Asgari ücret konusunda partimizin önerisi, yılda iki kez düzenleme yapılmak kaydıyla; ocak ayında 17 bin lira ve temmuz ayında 20 bin 500 liraya yükseltilecek şekilde belirlenmesidir…”

Zorlu, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için bir iş birliğinin gündemde olup olmadığının sorulması üzerine Zorlu, “Genel İdare Kurulumuzun kararı net. Biz tek başımıza seçimlere katılacağız. Tartışmaya açık bir konu değil. En üstten, en alta kadar bütün birimlerimizi ve mensuplarımızı bağlayan bir karar. Önümüzdeki günlerde, seçimler yaklaştıkça; İYİ Parti’nin böyle bir alternatif güzergahı açmış olmasının ne kadar kıymetli olduğunu bizzat vatandaşlarımız müşahede edecekler” dedi.

ANKA

Kaynak: anka