Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Orkun, kene vakaları ve neden olduğu ölümlere dikkat çekerek, vücuduna kene tutunanların yapması gerekenleri anlattı. Orkun, "Kene kaynaklı enfeksiyonları için altın kural keneden bir an önce kurtulmaktır. Siz vücudunuza tutunmuş keneden ne kadar kısa süre içerisinde uzaklaşırsanız o kadar hastalıklardan korunma ihtimaliniz artacaktır" dedi. Kurban Bayramı için de uyarılarda bulunan Orkun, özellikle mera hayvanlarında kene olabileceğini belirterek, vatandaşların kene konusunda dikkatli olmalarını istedi.

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı ve Protozooloji ve Entomoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Orkun, hava sıcaklıklarının artması ile kene vakalarının artışıyla beraber, yaklaşan Kurban Bayramı'nda da bu konuda dikkat edilmesi gereken noktaları ve çözüm önerilerini ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi.

"Hastalığın belirtileri; hastanın kanından, serumdan, vücut sıvılarından virüs saptanabilir"

Kene yapışması sonrasında, hastada oluşan belirtiler ve teşhis aşamasında virüsün varlığının ortaya konulmasının belli laboratuvar testlerini gerektirdiğini belirten Doç. Dr. Ömer Orkun, şunları söyledi:

"Bundan önce ülkemizde gerek insan gerek hayvan sağlığına tehdit eden ve keneler tarafından nakledilen patojenler seviyesinde bakmak lazım. Çünkü onların tek bir teşhis yöntemi olmayıp çok çeşitli metotlar kullanmak gerekiyor. Ama insan sağlığı açısından bakarsak kırım kongo kanamalı ateşi virüsününün pozitifliğinin kanıtı veyahut da bu hastalığın varlığının ortaya konulması bir takım laboratuvar testlerine ihtiyaç duymaktadır. Buradaki en önemli kullandığımız testler ise moleküler testlerdir. Moleküler testlerden polümera zincir reaksiyonunu akabinde mümkünse sekans analiziyle biz pozitifliği insanlardaki klinik başladıktan sonra daha çok klinik enfeksiyon dediğimiz, hastalığın belirtileri başladıktan sonra özellikle hastanın kanından, serumdan, vücut sıvılarından virüs saptanabilir."

"Esas nokta keneden bir an önce kurtulmaktır"

"Halkımız kene tutulduktan sonra ne yapacağı konusunda maalesef çok kafa karışıklığına sahip ve bunu yüksek bir bölümü kendileri olmayıp medyadaki bilgi kirliliğinden kaynaklanmaktadır. Buradaki esas nokta, keneden bir an önce kurtulmaktır. Biz bu bütün kene kaynaklı enfeksiyonları için altın kuraldır. Siz vücudunuza tutunmuş keneden ne kadar kısa süre içerisinde uzaklaşırsanız o kadar hastalıklardan korunma ihtimaliniz artacaktır. O yüzden biz şiddetle öneriyoruz ki özellikle kene tutunmuş insanlar, vücutlarında keneyi saptadıklarında kendileri tarafından çıkarılabilir. Çünkü kene çıkarılması çok uzmanlık gerektiren bir şey değildir. Bunun için çivi sökme gibi bir yöntemle ip bağlayıp çekilebilir veyahut da bir eldiven yardımıyla tutulup çekilebilir. Onun haricinde eğer mesela cımbız gibi pens gibi aparatlar kullanabilirsiniz. Ama çok yakınınızda sağlık kuruluşu hep varsa hemen gidecekseniz elbette gidebilirsiniz ama mesafe uzayacaksa eğer kesinlikle bir an önce çıkarmanız gerekiyor keneyi. Akabinde bir kutu içerisine koyduktan sonra keneyle birlikte hastaneye başvurmanızı biz önemle öneriyoruz. Çünkü kene enfekte dahi olsa sizin üzerinizde yeteri kadar zaman geçirememesinden kaynaklı yani siz onu erken çıkarırsanız hastalıktan çok rahat bir şekilde korunabilirsiniz. Keneyi çıkarırken keneyi patlatmamak da çok önemlidir. Genelde insanlara tutunan kenelerin özellikle de Türkiye'de kırım kongo kanamalı ateşi virüsün vektörü olan, ana vektörünü düşünürsek patlatmak kolay değil. Biraz efor sarf etmeniz gerekiyor ama tabii ki bu sonuçta da patlatılabiliyor. Eğer siz patlatırsanız keneyi ve çıplak elle de elinizin içerisinde bulunan yarım çatlaklardan da enfeksiyon ajanları girebilir."

"Kırım kongo kanamalı ateşi virüsü aşısı olmayan bir hastalık, en azından her akşam detaylı vücut kontrolünü önemsiyoruz"

Konuya ilişkin Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hocası Doç. Dr. Ömer Orkun, " Kırım Kongo Kanamalı Ateş aşısı olmayan bir hastalık olduğu için elimizdeki en etkili yöntem, aramızdaki bağı kurmamak ve olan risk gruplarının birtakım önlemler alması" ifadelerini kullanarak şunları söyledi:

"Özellikle kırım kongo kanamalı ateşi virüsü aşısı olmayan bir hastalık. Aşısı olmayan bir hastalık olduğu için elimizdeki en etkili yöntem aramızdaki bağı kurmamak. Bunun için biz özellikle Türkiye'de risk grupları vardır bu konuda. Tarım işçileri, tarımsal faaliyetlerle, hayvancılık faaliyetleriyle uğraşan insanlar, veteriner hekimler, çok çeşitli orman ve araziyle ilgilenen meslek grupları işte ormancılar, mühendisler gibi ya da madenciler. Bunların araziye sürekli gittikleri için arazide kene enfeksiyonlarında risk gruplarıdır. Bunlar bu arazi şartlarında özellikle kenelerin aktif olduğu sezonlarda, arazi şartlarında gittikleri zaman burada tüm vücudun aslında kapalı giysiler tercih edilmesi ki paçaların kapatılması, yine göbek bölgesi dediğimiz bel bölgesinin alanında kapatılması, açık renkli kıyafetler ilk aşamada alınabilecek önlemlerdir. Sonuçta bazen kene çok hızlı bir kere, kısa süre içerisinde vücudumuza tırmanıp yerden geliyor çünkü boynuzun içerisinden girebilir. Bu yüzden de biz en azından her akşam detaylı vücut kontrolünü önemsiyoruz. Bu şekilde vücudumuzda bulunan keneden derhal uzaklaştırmanız lazım. Özellikle de on, on iki gün içerisindeki kene tutulmasına müteakiben herhangi bir ateş, mağdur, düşma şiddeti, baş ağrısı, vücut kırgınlığı yani herhangi bir klinik bir belirti görürseniz kesinlikle hastaneye kene şikayeti kenet tutunma şikayeti ile başvurmanızı öneriyoruz."

Yaz aylarında 3 tehlikeye dikkat! Yaz aylarında 3 tehlikeye dikkat!

"Her yaşam döngüsünde birer kez kan aldığı için hayvan üzerinden sonra bize geçmez"

"Özellikle biz sert keneleri temel alırsak, her yaşam döngüsünde birer kez kan alıyor. O yüzden mesela şu bazen yanlış olabiliyor insanlar tarafından. Hayvan üzerinden sonra bize geçmez. Hayvana tutunmuşsa bir kere mümkün olduğunca ondan tamamen doymayı bekler ve doyduktan sonra düşer ve bir daha başka bir konağa gitmez. Bize gelen keneler araziden, yani doğadan geliyor. Yani bize tutulan aç keneler geliyor ya da hayvana da aynı şekilde aç keneler geliyor ve bu aç keneler gelip konağı buluyorlar. Bazı keneler de otların üzerinde bekler ve oradan geçip sürdüğünüzde veya hayvan sürtündüğünde gelir. Bu yüzden bizim için önemli olan aslında bağı koparacak en önemli veyahut da risk oluşturacak en önemli yer doğadan, araziden, bize gelecek aç keneler önemlidir."

"Kurban Bayramı nedeniyle özellikle meraya dayalı yetiştiricilikte alınmış hayvanlarda kene olacaktır"

Kurban Bayramı'nda özellikle mera hayvanlarında kene olabileceğini söyleyen Orkun şöyle devam etti:

"Özellikle de entansif değil de meraya dayalı yetiştiricilikte alınmış hayvanlarda elbette kene olacaktır. Bunların çoğu hayvanın üzerinde tutunup yani kan emer vaziyette olacaktır. Burası önemli bir noktadır. Ama bazen siz aldığınızda henüz daha hayvana tutunmamış olabilir. Bu noktada Kurban Bayramı'nda bütün kurban faaliyetleri sonrasında da akşam kendisini kontrol etmesi, üzerine tutunan keneleri eğer çok yakında yani birkaç saat içerisinde ulaşamayacakları çok yakında hastane yoksa kendilerinin çıkarmasını öneriyoruz. Akabinde bir sağlık kuruluşuna gitmelerini istiyoruz."

"Piknik faaliyetleri de kene kaynaklı otojenler ve hastalıklar açısından risk"

"Tabii piknik faaliyetleri de kene kaynaklı otojenler ve hastalıklar açısından risk. Çünkü piknik faaliyetlerinde biz onların doğal ortamlarına gidip orada bekliyoruz ve keneler eğer ki orada doğal olarak da kene varsa bizim enfeksiyon olamız hayli muhtemel. Bu tip durumda da aynı şeyler geçerlidir. Yani kapalı açık renkli giysiler giyilmeli ve mümkün olduğunca kapalı olmalı. Akabinde eve gidildiğinde kenenin bir an önce çıkarılması lazım çünkü kene kaynaklı enfeksiyonların önemli bir çoğunluğunda, ilk 24 saat çok önemli. İlk 24 saat içerisinde ve tercihen 10 saat içerisinde keneden kurtulursanız birçok hastalıktan efektif bir korunma sağlayabilirsiniz."

Kaynak: anka