(ANKARA)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında; “Elbette tokalaşmak varken yumruklarımızı da sıkalım demiyoruz. Fakat normalleşme ve yumuşama kelimelerinin her meselenin başına iliştirilip milli varlığımızdan, milli kimliğimizden, egemen çıkarlarımızdan, Türk ve Türkiye yüzyılı hedeflerimizden ödün isteniyorsa hiç kimse boşuna çabalamasın. Bizim böylesi uçuk, kaçık ve garabet yumuşamaya karnımız tok, yüzümüz de dönüktür. Normalleşmesi, milli ve ahlaki normlara uyması gereken muhalefet partileridir” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün TBMM'de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı. İstanbul'un fethinin 571. yıl dönümünü kutlayan Bahçeli, "Fethimizin emanetleri zayi edilemeyecek, kökünden ve kimliğinden koparılmasına göz yumulmayacaktır. Bizans heveslerini kara bulutlar gibi İstanbul'un üstünde tekrar dolaştırmayı düşünen, bununla ilgili gizli gizli proje hazırlayan iç ve dış operasyon maşalarından İstanbul mutlaka korunacaktır. Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesiyle de iyice uykusu kaçan iç ve dış işgal cephesini rahatsız etmeye azim ve inançla devam edeceğiz" dedi. Bahçeli, şunları söyledi:

"Zulüm 1453’te başladı diyenlerin alayı düşman kampında toplanan Bizans uşaklarıdır”

"İstanbul'un bugünkü ızdıraplı hali bizleri oldukça üzmektedir. İstanbul'un kötü yönetimi fethin mirasını çarçur etmektedir. Lafa gelince israftan şikayet edenlerin belediye bütçesini har vurup harman savurması, yandaş gazetecileri Roma'ya sözde festival adına, gerçekte ise tatile götürmesi ayıplı bir zihniyetin defolu uygulamalarından başka bir şey değildir. 37 gazetecinin yer aldığı toplamda 73 kişilik kafileden oluşan ballı börekli Roma seyahatinden sonra İBB'nin müsriflikten bahsetmesine hiç kimse inanmayacak, itibar etmeyecektir. İstanbul kent uzlaşısı adı altında demlenenlerin istismarına, tahribatına mahkum olmuştur. İstanbul'u yüz üstü bırakanların siyasi yüzsüzlüğü ise yüzlerine vurulacaktır. MHP'nin uzun vadeli stratejik hedefi İstanbul'un fethinin 60. yıl dönümü olan 2053'te Türkiye'nin lider ülke ve süper güç olmasıdır. İstanbul Türk ve Türkiye yüzyılında hak ettiği zirveye yerleşecek. Bu kutlu hedef zillete düşenlerle değil Türk milletine mensubiyet onuru taşıyan vatansever ve milletseverler tarafından gerçekleştirilecektir. Zulüm 1453'te başladı diyenlerin alayı düşman kampında toplanan Bizans uşaklarıdır. Bizim bunlarla hesabımız er yada geç görülecektir."

İsrail'in son olarak Refah'ta BM çadırlarında sığınan Filistinlileri bombalarla katletmesine de tepki gösteren Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:

"Beklentimiz İsrail'in katil başbakanı ve savunma bakanı hakkında ülkemizin bir an evvel yakalama kararı çıkarmasıdır"

"İsrail savaş uçaklarıyla ölüm saçmıştır. Bizim lügatımızda bu tip vahşeti tanımlayacak ne bir kelime ne de bir kavram vardır. Netenyahu yani 'Caniyahu' başta olmak üzere İsrail yönetimini tüm öfkemle lanetliyorum. Caniyahu ve savunma bakanı hakkında talep edilen tutuklama kararının uygun zaman ve zeminde icra edileceği, bu vandalların öldürdüğü her mazlumun hesabını verecekleri kaçınılmaz bir akıbettir. Beklentimiz İsrail'in katil başbakanı ve savunma bakanı hakkında ülkemizin bir an evvel yakalama kararı çıkarmasıdır. Gazze konusu insanlığın sıcak gündemidir. Soykırım karşısında sessiz ve seyirci kalanlar aleni destek sağlayanlar dünya barışına İsrail'le birlikte müştereken karşıdır.

"İslam ülkeleri ayağa kalkmalıdır"

Yalnızca itiraz edip şablon kınama mesajları ile oyalanmak yerine somut ve sonuç alıcı adımların kuvvet kullanarak atılmasından başka bir seçenek kalmamıştır. İslam ülkeleri ayağa kalkmalıdır. Zulüm karşısında tarafsızlık diye bir şey olamaz. Gazzeli çocuklar bayramlık kıyafet yerine kefen giyerken, milyar dolarlar içinde kulaç atan bazı İslam ülkelerinin bohem yöneticileri gece başlarını yastığa koyduklarında huzur duyabiliyorlar mı? Cumhurbaşkanımızın yüzde 10'ü kadar içten mazlumların yanında durabildiler mi? Türkiye öncü rolünü üst seviyeye taşımalı, masumların lehine devreye girmelidir. Filistin'in dünya genelinde tasdiki ve tanınması çığ gibi genişlemelidir. İşgal altındaki Filistin topraklarında soykırımcı İsrail ön şartsız çekilmeli, Mescid-i Aksa'nın manevi ve tarihi statüsüne saygı gösterilmelidir. ABD tarihi ve insani sorumluluktan kaçmamalıdır. ABD yönetimi siyonizmin vesayeti altında değilse insanlık nam ve hesabına harekete geçmekle mesul olduğunu idrak etmek durumundadır."

11 Haziran'da Tabka, Afrin, Deyrezor, Rakka, Münbiç, Cezire başta olmak üzere Suriye’nin kuzeydoğusunu kapsayan 133 yerel yönetimin belirlenmesi amacıyla yapılacak bölgesel seçimlere dair de konuşan Bahçeli, şunları ifade etti:

"Terörizmin kalbine mızrak gibi inmekten başka çaremiz yoktur"

"11 Haziran'da yapılacağı duyurulan sözde seçimlerin senaristi ABD figüranları teröristlerdir. Ankara ile Şam arasında iş birliği köprüsü inşa ederek terör örgütünün istila ettiği alanları demokratik vasıtalarla ihata teşebbüsüne katiyen müsaade edilmemelidir. Ne yurt içinde ne de komşu coğrafyalarda ihanete geçit yoktur. Terörizmin kalbine mızrak gibi inmekten başka çaremiz yoktur. ABD'nin komşu coğrafyalarda terör örgütlerine verdiği destek Türkiye'nin güvenliğine aşırı tehdittir. Türkiye sömürge ülkesi ya da ABD'nin 51. eyaleti değildir, olması da mümkün değildir. Türkiye'nin 2021 sonunda satın almak için başvurduğu 40 adet F-16 savaş uçağının ve mevcut filolar için ihtiyaç duyduğumuz 79 modernizasyon kitinin temin süreci hızlandırmalıdır. ABD Suriye ve Irak'tan derhal çekilmeli. İnsan haklarını çiğneyen gayrimeşru tavırdan vazgeçmelidir. Fetullah Gülen başta olmak üzere FETÖ'nün ABD'ye yuvalanmış tüm mensupları Türkiye'ye teslim edilmelidir. Eğer ABD, özellikle PKK/YPG/PYD’yle bağını koparamıyorsa, bu teröristlerin alayını kendi ülkesine taşıyarak bir terör eyaleti kurması teklifimizdir."

Bahçeli, muhalefete de eleştirilerde bulunarak konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Özgür Bey'e yumuşama için önce DEM korkusuyla yüzleşmesini Türkiye ortak paydasında adam gibi duruş göstermesini tavsiye diyorum"

Sezgin Tanrıkulu’dan, Bakan Yumaklı’ya göçerlere meraların yasaklanması tepkisi Sezgin Tanrıkulu’dan, Bakan Yumaklı’ya göçerlere meraların yasaklanması tepkisi

"Yumuşamadan bahis açılıyorsa, böyle bir şeye ihtiyaç hissediliyorsa ilk önce neyin sert, nelerin sertlik ihtiva ettiği açıklığa kavuşmalıdır. Elbette kutuplaşalım ve kavgaya tutuşalım demiyoruz. Elbette tokalaşmak varken yumruklarımızı da sıkalım demiyoruz. Fakat normalleşme ve yumuşama kelimelerinin her meselenin başına iliştirilip milli varlığımızdan, milli kimliğimizden, egemen çıkarlarımızdan, Türk ve Türkiye yüzyılı hedeflerimizden ödün isteniyorsa hiç kimse boşuna çabalamasın. Bizim böylesi uçuk, kaçık ve garabet yumuşamaya karnımız tok, yüzümüz de dönüktür. Normalleşmesi, milli ve ahlaki normlara uyması gereken muhalefet partileridir. Acemi nalbant gibi kah nalına kah mıhına vuran Özgür Bey'in bu gerçeği anlaması samimi dileğimdir. Özgür Bey'in yumuşama için önce DEM korkusuyla yüzleşmesini, Türkiye ortak paydasında adam gibi duruş göstermesini kendisine tavsiye diyorum. Saçma sapan sorularla, seviyesiz ifadelerle geri adım atacağımızı düşünüyorsa yanıldığını bir gün mutlaka anlayacaktır. Terörist Demirtaş'ı savunanların bize normalleşme cakası satması, kümese girip tavuk haklarını savunacağım diyen tilki kadar inandırıcıdır.

"MHP ve Cumhur ittifakı olarak; emeklilerimizin beklentilerini karşılayacağız"

MHP ve Cumhur İttifakı'nın duruşu bellidir. Hiçbir tezgah ve algı düzeni Türkiye ve Türk milletine hizmet kararlılığımızı sekteye uğratamayacaktır. 31 Mart'tan sonra biti kanlananları uyarıyorum. Dikkat etsinler bitli baklanın bizim pazarda alıcısı yoktur. Cumhur İttifakı Türkiye'yi yükseltmeye, aziz millet için her feragati göstermeye sonuna kadar devam edecektir. Yüksek Seçim Kurulu’nun yenileme kararı aldıktan sonra 2 Haziran’da yapılacak 3 ilçeyle 4 beldedeki yerel seçimlerde Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı milletimizin teveccühüne inşallah mazhar olacaktır. Özellikle merhum Başbuğumuzun memleketi Pınarbaşı inşallah yüzümüzü kara çıkarmayacaktır. MHP ve Cumhur ittifakı olarak; çiftçilerimizin sorunlarını çözeceğiz. Emeklilerimizin beklentilerini karşılayacağız. Esnaflarımızın bereketi olacağız. Memur ve işçilerimizin yüzünü güldüreceğiz. Dar, orta ve sabit gelirli insanlarımıza destek vereceğiz. Her vatandaşım müsterih olsun, her sorun ve sıkıntının takipçisiyiz.

"Sabırlı olacaksınız, öfkenizi erteleyeceksiniz"

TBMM'de tahrikleri artıran, Meclis'i gölgeleyen insanlar dikkat etsinler ama siz hepsinden fazla dikkat ediniz. Sabırlı olacaksınız, öfkenizi erteleyeceksiniz. Meclis'teki tahriklere aldırmayın, kim ne söylerse söylesin, hangi türküyü çalarsa çalsın. Dağda Mehmetçiklerle, polis kardeşlerimle mücadele veren ve ülkenin güvenliğini sağlayan şehitlik mertebesine gözü kapalı koşan Mehmetçiklerimizi de bir gün bu salona davet edeceğim, hepsine İstiklal Marşı söylettireceğim."

Tartışma yerine çözüm üretilmesi gerekiyor”

Bahçeli, grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sokak hayvanlarıyla ilgili soruları üzerine “Türkiye’de herkes tartışıyor bu konuyu. Tartışma yerine çözüm üretilmesi gerekiyor” dedi.

 

Kaynak: anka